Ağu
01
2007

Matematik Terimleri Sözlüğü (Y) Harfi

Y-ekseni     [İng. y-axis ] [Alm. Y-Achse ] [Fra. ] : Dekart koordinat sisteminde düşey eksen.

yakınsak dizi    [İng. convergent séquence ] [Alm. konvergente Folge ] [Fra. suite convergente ] : Limiti var olan dizi.

yakınsak seri    [İng. convergent séries ] [Alm. konvergente Reihe ] [Fra. série convergente ] : Kısmi toplamlar dizisi yakınsayan seri.

yakınsaklık aralığı    [İng. interval of convergence ] [Alm. Konvergenzint ervall ] [Fra. intervalle de convergence ] : Terimleri gerçel sayılar olan bir kuvvet serisi için, r yakınsaklık yarıçapını göstermek üzere, (-r, r) açık aralığı.

yakınsaklık dairesi    [İng. circle of convergence ] [Alm. Konvergenzkreis ] [Fra. cercle de convergence; disque de convergence ] : Karmaşık bir kuvvet serisi için, bu seriyi iç bölgelerinde yakınsak kılan dairelerin en büyüğü.

yakınsaklık noktası    [İng. point of convergence ] [Alm. Konvergenzpunkt ] [Fra. point de convergence ] : Fonksiyonlar dizisinin veya serisinin yakınsak olduğu noktalardan her biri.

yakınsaklık yarıçapı    [İng. radius of convergence ] [Alm. Konvergenz Radius ] [Fra. rayon de convergence ] : Yakınsaklık dairesinin yarıçapı.

yakınsamaz seri    [İng. non-convergent series ] [Alm. nichtkonvergierende Reihe ] [Fra. ] : anlamdaşı: ıraksak seri.

yaklaşık değer    [İng. approximate value ] [Alm. Näherungswert ] [Fra. valeur approchée ] : Gerçek değere yakın olan değer.

yaklaşık kök    [İng. approximate root ] [Alm. näherungsweisen Losung ] [Fra. racine approchée ] : Bir f fonksiyonu için, f(x) =0 denklemini sağlayan kök bulunamadığında, belirli kimi yöntemlerle köke yeterince yakın olarak bulunan sayı.

yaklaşım    [İng. Approximation property ] [Alm. Approximation; Annäherung ] [Fra. propriété d'approximation ] : Ardışık işlemlerle gerçek değere yaklaşma. bkz. yaklaşım problemi.

yaklaşım problemi    [İng. approximation problem ] [Alm. Approximationsprohlem ] [Fra. problème d'approximation ] : Nitelikleri daha az bilinen bir öğeye, nitelikleri daha iyi bilinen öğelerle yaklaşma eylemi.Bir öğeye, verilmiş bir kümeden, herhangi bir anlamda yakın olan öğenin (öğelerin) bulunması problemi.

yaklaşımlar teorisi    [İng. approximation theory ] [Alm. Approximationstheorie ] [Fra. theorie d'approximation ] : Fonksiyon uzaylarında yaklaşma problemini ve yaklaşımların özeliklerine göre fonksiyonların özelliklerini araştıran matematik dalı.

yalın diferensiyel denklem    [İng. elementary differential equation ] [Alm. elementare Differentialgleichung ] [Fra. équation différentielle élémentaire ] : Yalnızca bir tek bağımsız değişken içeren diferensiyel denklem. anlamdaşı: adi diferensiyel denklem.

yalın satır işlemleri    [İng. elementary row operations ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir matriste iki satırın yerlerini değiştirme, bir satırı sıfırdan farklı bir sayıyla çarpma veya bir satır yerine kendisiyle bir başka satırın bir sayıyla çarpımının toplamını yerleştirme işlemleri.

yalın sütun işlemleri     [İng. elementary column operations ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir matriste iki sütunun yerlerini değiştirme, bir sütunü sıfırdan farklı bir sayıyla çarpma veya bir sütun yerine kendisiyle bir başka sütunun bir sayıyla çarpımının toplamını yerleştirme işlemleri.

yalınç eğri    [İng. simple curve ] [Alm. ] [Fra. courbe simple ] : Kendi kendisini kesmeyen sürekli eğri. anlamdaşı: basit eğri.

yalınç modül    [İng. simple module ] [Alm. einfach Modul ] [Fra. module simple ] : Kendisinden ve 0 dan başka hiçbir altmodülü olmayan sıfırdan farklı modül. anlamdaşı: basit modül.

yalınkat fonksiyon    [İng. univalent function; schlicht function ] [Alm. schlichte Funktion ] [Fra. fonction univalente ] : Karmaşık düzlemde veya genişletilmiş karmaşık düzlemde birebir olan karmaşık fonksiyon.

yamuk    [İng. trapezoid ] [Alm. Trapezoid ] [Fra. trapezdide ] : Karşılıklı iki kenarı paralel olan dörtgen.

yanal ayrıt    [İng. lateral edge ] [Alm. Seitenkante ] [Fra. arête latérale ] : Bir prizma veya koni için, tabanın parçası olmayan ayrıtlardan biri.

yanal doğru    [İng. profile Une ] [Alm. Profil gerade ] [Fra. droite de profil ] : Yanal düzleme paralel olan eğik doğru.

yanal düzlem    [İng. profile plane ] [Alm. Kreuzrissebene ] [Fra. plan profile de projection ] : Tasarı geometride, alın ve yatay düzlemlere dik olan görüntü düzlemi.

yanal yüz    [İng. lateral face ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir prizma veya koni için, tabanın parçası olmayan yüzlerden biri.

yandaş    [İng. associate ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir tamlık bölgesinin bir a öğesi için t tersinir olmak üzere ta öğelerinden her biri a nın yandaşıdır.

yansık açı    [İng. reflex angle ] [Alm. erhaben Winkel; überstumpf Winkel ] [Fra. angle réflexif ] : Ölçüsü 180 derece ile 360 derece arasında olan açı.

yansıma    [İng. reflexion ] [Alm. Reflexion; Spiegelung ] [Fra. réflexion ] : 1- Sabit bir A noktasına göre bir R noktası için, AR’ = – AR vektörel eşitliğini sağlayan R’ noktası. 2- Sabit bir a doğrusuna göre bir R noktası için, R nin a ya dik izdüşümüne göre R nin yansıması. 3- Sabit bir d düzlemine göre bir R noktası için, R nin d ye dik izdüşümüne göre R nin yansıması.

yansımalı bağıntı    [İng. reflexive relation ] [Alm. ] [Fra. ] : X kümesi üzerinde, her a öğesi için aşağıdaki koşulu sağlayan ikili R bağıntısı: aRa (refleksif). anlamdaşı: dönüşlü bağıntı, refleksif bağıntı.

yansımalı bağıntı    [İng. reflexive relation ] [Alm. reflexive Relation ] [Fra. relation reflexive ] : X kümesi üzerinde, her a öğesi için aşağıdaki koşulu sağlayan ikili R bağıntısı: aRa (refleksif). anlamdaşı: dönüşlü bağıntı, refleksif bağıntı.

yansımaz bağıntı    [İng. irreflexive relation, antireflexive relation ] [Alm. irreflexieve Relation ] [Fra. relation irréflexive ] : Bir X kümesi üzerinde, hiç bir x öğesi için xRx olmayan R ikili bağıntısı. anlamdaşı: irrefleksif bağıntı, dönüşsüz bağıntı.

yansımaz bağıntı     [İng. irreflexive relation; antireflexive relation ] [Alm. irreflexieve Relation ] [Fra. relation irréflexive ] : Bir X kümesi üzerinde, hiç bir x öğesi için xRx olmayan R ikili bağıntısı. anlamdaşı: irrefleksif bağıntı, dönüşsüz bağıntı.

yarıaçık aralık    [İng. half open interval ] [Alm. ] [Fra. ] : a,b gerçel sayıları verildiğinde, { x : a < x ≤ b} veya {a ≤ x < b} kümesi. Simgeleri : (a,b] , ]a,b] veya [ab) , [a,b[ .

yarıçap    [İng. radius ] [Alm. Halbmesser; Radius ] [Fra. rayon ] : Bir çember veya topar üzerindeki seçkisiz bir noktayı çemberin veya toparın özeğine birleştiren doğru parçası veya bunun uzunluğu.

yarıçap vektörü    [İng. radius vector ] [Alm. Radusvektor; Ortsvektor; Leitstrahl ] [Fra. rayon vecteur ] : 1- Kutupsal koordinat sisteminde bir P noktası için -P ye bağlayan vektör. 2- Küresal koordinat sisteminde bir P noktası için, başnoktayı P ye bağlayan vektör.

yarıdoğru    [İng. half-line ] [Alm. Halbgerade ] [Fra. demi-droite ] : anlamdaşı: ışın.

yarıdüzlem    [İng. half-plane; side of a line ] [Alm. Halbebene ] [Fra. demi-plan ] : Düzlemde bir doğrunun bir yanında kalan bölge.

yatay    [İng. horizontal ] [Alm. horizontal ] [Fra. horizontal ] : Bir düzlem olarak düşünüldüğünde, çekül doğrusuna dik olan düzlemde bulunan.

yatay asimptot    [İng. horizontal asymptote ] [Alm. horizontale Asymptote ] [Fra. asymptote horisontal ] : f, gerçel değerli bir fonksiyon olmak üzere, x değişkeni artı veya eksi sonsuza giderken f(x) fonksiyonunun limiti b ise, y=b yatay doğrusu.

yatay düzlem    [İng. horizontal plane ] [Alm. horizontale Ebene; wagrechte Ebene; Horizontalebene ] [Fra. plan horizontal ] : Tasarı geometride, bütün noktalan eşit yükseltide olan görüntü düzlemi.

yatay izdüşüm    [İng. horizontal projection ] [Alm. Grundriss; Horizontalpro-jektion ] [Fra. projection horizontale; projection ichnocraphique ] : Tasarı geometride, bir nesnenin yatay düzlem üzerindeki izdüşümü.

yatay koordinat    [İng. abscissa ] [Alm. Abzisse ] [Fra. abscisse ] : Düzlemdeki bir noktanın yatay koordinat ekseni üzerindeki izdüşümü. v apsis.

yay    [İng. arc ] [Alm. Bogen; Arkus ] [Fra. arc ] : l – Bir topolojik uzayda, gerçel eksenin bir kapalı aralığına topolojik eşyapılı olan altküme. 2 – Bu eşyapılılığı kuran fonksiyon. 3 – Türetilebilen, türevi sürekli ve sıfırdan farklı olan f : [0,1] → Rm fonksiyonu.

yaysal ölçü    [İng. Circular measure ] [Alm. Bogenmass ] [Fra. mesure circulaire ] : Çemberde yay uzunluğunun yarıçapa oranı.

yedek eksen    [İng. conjugate axis ] [Alm. adjungierte Achse ] [Fra. axe conjugui ] : Bir elipsin veya hiperbolün asıl eksenine dik olan ve merkezden geçen doğru.

yedigen    [İng. heptagon ] [Alm. Siebeneck ] [Fra. heptagone ] : Yedi kenarı olan çokgen.

yerel ekstremum     [İng. local extremum; relative extremum ] [Alm. lokales Extremum ] [Fra. extrémum local ] : Yerel minimum veya yerel maksimum.

yerel ekstremum değeri    [İng. local extremum value ] [Alm. ] [Fra. ] : Yerel minimum veya yerel maksimum.

yerel halka    [İng. local ring ] [Alm. ] [Fra. ] : Yalnızca bir maksimal ideali var olan değişmeli halka.

yerel maksimum    [İng. local maximum ] [Alm. ] [Fra. ] : f : A → R fonksiyonu için, a noktası A ya ait ve a nın bir delik komşuluğundaki her x için f(x) ≤ f(a) eşitsizliği gerçeklenecek biçimde f (a) sayısı.

yerel minimum    [İng. local minimum ] [Alm. lokales Minimum ] [Fra. minimum local ] : f : A → R fonksiyonu için, a noktası A ya ait ve a nın bir delik komşuluğundaki her x için f(x) ≥ f(a) eşitsizliği gerçeklenecek biçimde f(a) sayısı.

yerel taban    [İng. local base ] [Alm. lokale Basis ] [Fra. base locale ] : Temel komşuluk sistemi.

yerel tıkız uzay    [İng. locally compact space ] [Alm. lokalkompakten Raum ] [Fra. espace localement compact ] : Her bir noktasının bir tıkız komşuluğu var olan Hausdorff uzayı.

yerel yakınsaklık    [İng. local convergence ] [Alm. lokale Konvergenz ] [Fra. convergence locale ] : Fonksiyonlar serisinin veya dizisinin belirli bir noktada yakınsaklığı.

yeterli koşul    [İng. sufficient condition ] [Alm. hinreichende Bedingung; genügende Bedingung ] [Fra. condition suffisante ] : p ⇒ q gerektirmesinde q önermesi için p önermesi.

yetkin cisim    [İng. perfect field ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. mükemmel cisim.

yetkin sayı    [İng. perfect number ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. mükemmel sayı.

yığılma kümesi    [İng. accumulation point ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir kümenin bütün yığılma noktalarından oluşan küme.

yığılma noktası    [İng. accumulation point; cluster point; derived point ] [Alm. Häufungspunkt ] [Fra. point d'accumulation ] : Bir topolojik uzayın bir A altkümesi için, her bir delik komşuluğu A ile kesişen nokta.

yinelemeli süreç    [İng. iterative process ] [Alm. ] [Fra. procès itératif ] : İstenen sonuç veya sonuçları ardışık işlemlerle giderek sonuca yaklaşacak biçimde elde etme süreci. v iterasyon.

yinelgen fonksiyon    [İng. recursive functions ] [Alm. rekursive Funktionnen ] [Fra. fonctions récursives ] : F(n) = F(n-1) + F(n-2) , F(1)= 1 , F(0) =0 örneğinde olduğu gibi, n tamsayı değişkenine bağlı olan ve her n tamsayısı için fonksiyon değerinin hesaplanmasının, n den daha küçük değerlerinin hesaplanmasını gerektiren fonksiyon.

yinelgen formül     [İng. recursion formula; récurrence formula ] [Alm. rekurrente Formel ] [Fra. formule de récurrence ] : Yinelgen fonksiyon içeren formül.

yinelgen seri    [İng. recurring series ] [Alm. rekurrente Zahlenreihe ] [Fra. série récurrente ] : Yinelgeli bir dizinin terimlerinden oluşturulmuş seri, rekursif seri, rekurrent seri.

yineli çözüm    [İng. iterative solution ] [Alm. ] [Fra. solution itérative ] : Yineli süreç aracılığıyla elde edilen çözüm.

yineli dizi    [İng. iterative sequence ] [Alm. ] [Fra. suite itérative ] : İlk birkaç terimi verildikten sonra genel terimi önceki terimlerine bağlı olarak tanımlanan dizi. v rekurrent dizi. örn. Fibonacci dizisi.

yineli integral    [İng. iterated integral ] [Alm. iteriertes Integral ] [Fra. intégrale itérée ] : Birden çok değişkene bağlı bir fonksiyonun belirli bir bölgede integralini almak için, sırayla, her bir değişkene göre ayrı ayrı integrallerinin alınmasıyla elde edilen integral.

yineli süreç    [İng. iterative process ] [Alm. ] [Fra. procès itératif ] : İstenen sonuç veya sonuçları benzer ardışık işlemlerle elde etme süreci.

yirmilik sayı sistemi    [İng. vigesimal number system ] [Alm. ] [Fra. ] : Gerçel sayıların gösteriminde taban olarak 20 yi kullanan sayı sistemi.

yoğun küme    [İng. dense set ] [Alm. dichte Menge ] [Fra. ] : Bir topolojik uzayda kapanışı X uzayına eşit olan altküme.

yol    [İng. contour ] [Alm. Kontur; Aussenlinie; Rand; Berannung; Umriss ] [Fra. contour ] : Sonlu sayıda pürüzsüz yayın bileşimi. anlamdaşı: parçalı pürüzsüz eğri.

yol integrali    [İng. contour integral ] [Alm. Umlaufintegral ] [Fra. intégrale de contour ] : Bir fonksiyonun basit bir eğri boyunca alınan çizgisel integrali.

yöndeş açılar    [İng. exterior-interior angles, corresponding angles ] [Alm. korrespondierende Winkel; Gegenwinkel ] [Fra. angles correspondants ] : Çaprazın ayrı uçlarında ve aynı yanlarında oluşan birisi iççapraz, ötekisi dışçapraz iki açı.

yönelti kosinüsleri    [İng. directional cosines ] [Alm. Richtungskosinus ] [Fra. ] : Yönelti açılarının kosinüsleri.

yönlendirilmiş doğru    [İng. oriented line ] [Alm. orientierte Gemde ] [Fra. droite orientée ] : Üstünde pozitif yön belirtilmiş bir doğru.

yönlendirilmiş düzlem    [İng. oriented plane ] [Alm. orientierte Ebene ] [Fra. plan orientée ] : Üzerinde yer alan kapalı, kendisini kesmeyen eğrilerin belirli bir yönlendirilmesi seçilmiş düzlem.

yönlü açı    [İng. directed angle; oriented angle ] [Alm. gerichteter Winkel; orientierter Winkel ] [Fra. angle dirigé; angle orienté ] : Işınlarından biri başlangıç, ötekisi bitiş ışını olarak gösterilen açı.

yönlü doğru     [İng. directed line ] [Alm. orientierte Linie ] [Fra. ligne orienté; droite orientée; ligne dirigé; droite dirigée ] : Üzerinde bir artı yön belirlenen doğru.

yönlü küme    [İng. directed set; Moore-Smith set ] [Alm. gerichtete Menge ] [Fra. ensemble dirigé; ensemble de Moore-Smith ] : Üzerinde yansımalı, geçişli ve her x, y öğe çifti için x ≤ z , y ≤ z olacak biçimde bir z öğesi varlayan bir ikili bağıntıyla donatılmış küme.

yönlü sayı    [İng. directed number ] [Alm. gerichtete Zahl ] [Fra. nombre dirigé ] : Önünde artı veya eksi imi olan sayı.

yörünge    [İng. orbit ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. geometrik yer.

yukarıdan sınırlı küme    [İng. set bounded above ] [Alm. Menge nach oben beschränkt ] [Fra. ensemble majör ] : Bir kısmi sıralı kümede, bir üst sınır varlayan altküme.

yukarıya dışbükey    [İng. convex upward ] [Alm. ] [Fra. convexe en haut ] : Teğetleri üstte kalan. kar. yukarıya içbükey.

yukarıya içbükey    [İng. concave upward ] [Alm. konkav nach aufwärts ] [Fra. concave en haut ] : Teğetleri altta kalan. anlamdaşı: yukarıya dışbükey.

yuvar    [İng. sphere ] [Alm. Kugel; Sphäre ] [Fra. sphère ] : (X,d) bir metrik uzay, a bir sabit nokta ve r≥0 belirli bir sayı olduğunda, {y : d(y,a)≤r } kümesi. v kapalı küre.

yuvarlama    [İng. rounding off ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir gerçel sayının onlu açılımında belirli bir basamaktan sonraki rakamların atılması.

yükseklik    [İng. height ] [Alm. Höhe ] [Fra. hauteur ] : 1- Üçgende bir köşeden karşı kenara indirilen dikme. 2- Paralelkenarda taban sayılan kenar ile ona paralel olan kenar arasındaki dikme. 3- Yamukta iki paralel taban arasındaki dikme. 4- Prizma veya silindirde paralelt tabanlar arasındaki uzaklık. 5- Piramit veya konide tepeden taban düzlemine indirilen dikme. 6 – Kesik piramitte veya kesik konide paralelt iki taban arasındaki uzaklık.

yükseklik merkezi    [İng. orthocenter ] [Alm. Orthozentrum; Höhenschnittpunkt ] [Fra. orthocentre ] : Bir üçgende yüksekliklerin kesişme noktası.

yükselti çizgisi    [İng. contour line ] [Alm. Schichtlinie; Höhenlinie; Isohypse ] [Fra. ] : Eş yükseklikteki noktalan birleştiren çizgi.

yüz    [İng. face ] [Alm. Seitenfläche; Fläche; Seite ] [Fra. face ] : Bir çokyüzlüyü oluşturan çokgenlerden biri tarafından sınırlanan düzlemsel bölge.

yüz açısı    [İng. face angle ] [Alm. Winkel an der Spitze ] [Fra. ] : Bir çokyüzlünün bir yüzü üzerinde ardışık iki kenarın oluşturduğu açı.

yüzdebirler basamağı    [İng. hundredihs ] [Alm. ] [Fra. ] : Onlu sistemde rakamın yüzde-bir katını belirten ve onlu çekesinin sağında yer alan ikinci basamak.

yüzey     [İng. surface ] [Alm. Fläche ] [Fra. surface ] : Üç boyutlu gerçel uzayda bir geometrik şeklin sınırı.

yüzeyin normali    [İng. normal to a surface ] [Alm. Normale einer Fläche ] [Fra. normale à une surface ] : Yüzeyin bir noktasındaki teğet düzlemine söz konusu noktada dik olan doğru.

yüzler basamağı    [İng. hundreds ] [Alm. ] [Fra. ] : Onlu sistemde, rakamın 100 katını belirten ve onlu çekesinin solunda yer alan ikinci basamak.

yüzölçü    [İng. area; two dimensional content ] [Alm. Flächeninhalt; Areal; Inhhalt; Fläche ] [Fra. aire ] : 1- Düzlemsel bir bölgenin veya uzayda bir cismin yüzeyini ölçme. 2- Bu ölçme sonucunda ortaya çıkan nicelik. v alanölçü.

Yorum yok »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URL


Yorum yaz

Yorumunuzu yazabilmek icin giris yapmalisiniz.

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel