Ağu
08
2007
0

Karlı bir Pazar:Dubai

Dubai çok küçük bir ülke ancak ticaret inanılmaz boyutlarda. Dubai toptancı pazarlarında ağırlıklı Hintliler olmak üzere, her milletten alıcıyı görmeniz, iş bağlantısı yapmanız ve mal satmanız mümkün, tabi eğer malınız iyi ve fiyatı avantajlı ise. Türkiye’de nasıl her toptan mal almak isteyen İstanbul’a giderse, Orta Doğu ülkeleri başta olmak üzere neredeyse bütün dünya alıcıları mal almak için Dubai’ye gidiyor. Dünya’dan gelen alıcıların yanı sıra bir de Devlet’in mal alımları var ki, asıl iştah kabartan da bu alan. Hem hacimler büyük hem de sürekli. Para derdinin olmadığı bir ülkede ticaret nasıl olur siz tahmin edin. Ancak tabii ki her bu tür ülkede olduğu gibi Birleşik Arap Emirlikleri’nde de iş yapmanın yolu kişisel bağlantılar ve alıcılarla olan ilişkiler ve yakınlıktan geçiyor. Aksi taktirde eğer bu tür bağlantınız ya da bu ülkede güvenebileceğiniz, bağlantıları güçlü bir temsilciniz yoksa iş yapmak kolay değil. Çünkü her tür her kalitede mal zaten ithal ediliyor ve sizin malınızı satabilmeniz için güçlü bağlantılara sahip olmanız ya da bu bağlantılara sahip biriyle çalışmanız gerekiyor.

BAE’deki büyük potansiyele sahip sektörlerden örneğin inşaat sektörünü ele alalım. 5 yıl içinde öngürülen sadece Dubai’nin inşaat bütçesi 20 milyar dolar. İnanılmaz boyutlarda büyük projelere başlanıyor ve sürekli alım yapılıyor. İnşaat işlerini büyük bir çoğunlukla danışman firmalar yönetiyor ve mal alımları da bu danışman firmaların istedikleri doğrultuda gerçekleşiyor. Eğer bu danışman firmalarla güçlü bağlantıları olan bir temsilciniz varsa, o zaman büyük işler almak kolaylaşıyor.

BAE’deki uygulamaya göre binalar her 20 yılda bir yıkılıp yeniden inşa ediliyor. Her gün yüzlerce lüks yeni villa yapılıyor. Güçlü bağlantılarınız olduğu sürece bütün bu işlerden pay alabilmeniz mümkün oluyor.

Dubai’nin re-export pazarı ise ayrı bir büyük potansiyel. Çevresindeki bütün ülkelere dağıtım yapan bir toptancı gibi çalışıyor Dubai. Bunun en önemli nedeni ise Dubai’de verginin olmaması ve üyesi olduğu serbest dolaşım anlaşmaları. Örneğin siz buradan Suudi Arabistan’a bir ürünü ihraç etmek istediğinizde diyelim ki birim başına 10 lira fiyat verdiniz. Suudi Arabistanlı alıcının sizin malınızı aldığında ona maliyeti vergiler toplamını yüzde 30 olarak düşünürsek 13 liraya geliyor. Eğer siz malınızı Dubai’ye satarsınız Dubai’deki bir alıcının maliyeti ise sadece yüzde 5 vergi olduğundan 10,5 liraya geliyor. Dubai’deki alıcı da üzerine 1 lira koyup Arabistan’a satıyor. Arabistan’daki aynı alıcının bu seferki maliyeti ise 11,5 lira. Çünkü bu iki ülke arasında herhangi bir gümrük vergisi uygulaması yok. Dolayısıyla, Suudi Arabistan’daki bir alıcı bir malı Türkiye’den almaya uğraşmaktansa gidip Dubai’den aldığı zaman daha karlı çıkıyor. Bundan dolayı bütün çevre ülkeler mal alacakları zaman direk Dubai’ye gidip mallarını alıyorlar. Dubai’deki tacirler de bütün dünyadan malı alıp yine bütün dünyaya bu şekilde satıyorlar. Buradan hareketle Türk firmalarının yapabileceği en akılcı davranış, Dubai’de güvenilir bir firmayla bir temsilcilik anlaşması yapıp, malını Dubai üzerinden özellikle çevre ülkelere ve Rusya, Afrika gibi ülkelere, daha da önemlisi Irak’a pazarlamak.

Tabii bu iş birden bire olmuyor. Öncelikle Pazar içerisinde ciddi bir Pazar araştırması yaptırmak çok büyük önem taşıyor. Ancak ciddi bir Pazar araştırmasının ardından pazarla ilgili noktalar netleşeceğinden diğer adımlar atılabilir. Bundan kastımız şudur: Evet Dubai çok ciddi, büyük ve binlerce fırsatın bulunduğu bir Pazar. Ancak bu kadar potansiyel olan bir Pazar sizin malınız için de potansiyel midir, işte buna bakmak lazımdır. Bunun için de profesyonel bir Pazar araştırması yaptırıp arkasından da hızla pazara girme çalışmalarına başlamak gerekir.

Kaynak: Özgür Çakır

Ağu
08
2007
0

ABD, Yabancı Yatırımcıları Kaybediyor

Merkezi New York’ta bulunan ve yatırımcılara politik risk danışmanlığı yapan Eurasia Grubu, hazırladığı bir raporla ABD’ye gelen yabancı yatırımın düşüşe geçeceği uyarısında bulundu. Oysa 2005 yılında ABD’deki yabancı yatırımlar, yüzde 21 büyüyerek, 129 milyar dolara ulaşmıştı.

Eurasia Grubu, yabancı yatırımın düşeceği öngörüsünü, ABD’ye gelecek yabancı yatırımları onaylayan komitenin reformu konusundaki gelişmelere dayandırdı. Yabancı Yatırımlar Komitesi’nin (YYK) yeniden yapılandırılması Dubai merkezli Dubai Port Worlds (DPW) şirketinin şubat ayında 6 Amerikan limanının işletmesini elinde bulunduran İngiliz P&O şirketini almasıyla gündeme gelmişti. Bir Arap firmasının Amerika’nın stratejik önemdeki limanlarının işletmesini alacak olması Kongre’de büyük tepki toplarken Başkan Bush’un desteğine rağmen DPW anlaşmalardan geri çekilmeye karar vermişti.

YYK’nin yeniden yapılandırılması konusunda şu günlerde başkentte birçok girişim var. Bunlardan öne çıkan ve arkasında Kongre’nin desteğini bulan, Senato’nun Bankacılık Komitesi Başkanı Richard Shelby tarafından hazırlanan yasa tasarısı. Senatör Shelby’nin hazırladığı öneri, Savunma Bakanı’nın YYK Başkan Yardımcısı olmasından daha önce imzalanmış altyapı sektöründeki yabancı yatırımların yeniden incelenmesine, YYK’nın Kongre’ye detaylı bilgi vermesinden devletlerin güvenlik sıralamasına sokulmasına kadar finans çevrelerinin endişe verici olarak kabul ettiği birçok unsurun yasallaşmasını öngörüyor. Analistler, Wall Street’in lobi çalışmalarına rağmen, DPW ile gündeme gelen popülist ve korumacı yaklaşımlardan bazılarının Kongre’den geçeceğine kesin gözüyle bakıyorlar.

Eurasia Grubu’nun “Yabancı Yatırım Görünümü” başlıklı raporunda söz konusu reformların doğuracağı olası riskler beş ana başlıkta inceleniyor:

Yabancı Yatırımların Onaylanması Politik Bir Oyuna Dönüşebilir:
Rapor, özellikle Kongre seçim zamanlarında senatörlerin, kampanyalarına destek veren şirketlerin çıkar çatışmasına girdiği yabancı firmaların ABD’ye gelme sürecini yavaşlatma yolunu seçme imkânları olduğuna vurgu yapıyor. Yabancı şirketlerin, YYK’nin güvenlik kontrolünden geçebilmeleri için gizli bilgileri komiteye sunması gerektiğini belirten rapor, Kongre üyelerinin her zaman bunları basına sızdırma olasılığı olduğunun altını çiziyor. Eurasia Grubu, bu durumun ABD’yi gelişmekte olan piyasaların barındırdığı politik riskle hemen hemen aynı seviyeye getireceğine dikkati çekiyor.

YYK’nın Reddi Amerikan Yatırımcılarına Zarar Verir:
YYK reformlarının ulusal güvenliği yakından ilgilendiren hava taşımacılığı, teknoloji ve telekomünikasyon sektörlerini olumsuz yönde etkilenmesi bekleniyor. Bundan, başta Çin ve Japon firmaları olmak üzere Avrupalı şirketler de etkilenecek. Rapor, YYK’dan olumsuz yanıt alan devletlerin Amerikan yatırımcılarına daha sert yaklaşması olasılığının her zaman bulunduğunu belirtiyor. Eurasia Grubu, ayrıca Arap ülkelerinin ABD’de artan İslamofobi karşısında Amerikan yatırımcılarına çok da arkadaş canlısı davranacağını beklemenin yanlış olacağı uyarısında bulunuyor.

Şirket Evlilikleri Azalır:
Rapor, giderek sıkılaşan YYK süreciyle beraber Amerikan şirketlerinin yabancı şirketlerle birleşmesinin de giderek zorlaşacağını vurguluyor. Fransız Alcatel şirketinin, Amerikan Lucent şirketiyle ile birleşebilmeyi garantileyebilmek için güvenlik konularında sürekli güncelleme yapmayı kabul ettiğini belirten rapor, Alcatel’in İran ve Libya ile iş yapmasının bir sorun olduğunun altını çiziyor. Amerikan şirketlerinin her iki ülkeyle de iş yapması kanunla yasaklanıyor. Uzmanlar, diğer yabancı şirketlerin Alcatel kadar işbirliğine açık olmayacakları konusunu da gündeme getiriyorlar.

Uzayan Süreç Yatırımcıyı Kaçırır:
Eurasia Grubu raporunda ayrıca, onay süresinin uzamasıyla yabancı yatırımcının diğer imkânlara bakmaya başlamasının doğru orantılı olduğunu belirtiyor. Nitekim 2005 yılında da DPW olayına benzer bir vaka yaşanmış, Amerikan enerji şirketi UNOCAL’i almak isteyen Çin CNOOC şirketi, ulusal güvenlik engeline takılınca, Amerikan devi Chevron pastayı kapmıştı. Uzmanlar, yabancı yatırım için her yıl ortalama 130 milyar dolar harcayan Arap sermayesinin de değişen şartlar altında ABD dışına gitmeye başlamasına hazır olunması gerektiğine vurgu yapıyor.

Reformlardan Önce Belirtiler Başladı:
Bunların yanı sıra raporda, finans çevrelerine yakınlığıyla bilinen Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin bir araştırmasına da yer veriliyor. WSJ’nin düzenlediği anket, Amerikalı ekonomistlerin yüzde 49′unun yani neredeyse yarıya yakınının, önümüzdeki yıllarda ABD’ye gelen yabancı yatırımın düşeceğine inandığını ortaya koyuyor. Analistler, geride bıraktığımız ay içerisinde güvenlik konularında bilgisayar yazılımı yapan bir İsrail şirketinin 225 milyon dolarlık bir fiyat tekliften, beş ay sürecek YYK güvenlik kontrolünü sebep göstererek çekilmesini, yabancı yatırımcının tedirginliğinin açık göstergesi olarak nitelendiriyor.

Kaynak: Referans Gazetesi/Elif Özmenek

Ağu
08
2007
0

ABD Pazarını Hedefleyen için yol..:Organik Gıda

İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) yaptığı bir araştırmayla firmalar için, ABD tüketicisinin yükselen eğilimlerini ortaya koydu. İGEME, ABD pazarını hedefleyenlere “kendin kur” mobilya, mutfak yenileme, zeytinyağı ile light ve organik gıda pazarlarına girmelerini önerdi.

İGEME’nin yeni hazırladığı “Türkiye-ABD Ticari İlişkileri ve ABD Pazarının Özellikleri Raporu”nda, ABD’de her yıl nüfusun büyük çoğunluğunun diğer ülkelerle kıyaslanmayacak oranda başka bir şehre yerleşmesi nedeniyle “kendin kur” mobilya sektöründe; üst gelir grubuna dahil ailelerde evde yemek yapma alışkanlığı yaygın olmasa da mutfak yenilemesi için binlerce dolar harcanmasına işaret edilerek, bu sektörde potansiyel olduğunun altı çizildi. Raporda, obez nüfusun fazla olduğu ülkede Akdeniz diyeti nedeniyle zeytinyağına talebin de yüksek olduğu belirtilirken, bu pazar için bir diğer alternatifin ise light ve organik gıda ticareti olacağı ifade edildi.

ABD’de son derece rekabetçi bir iç pazar olduğu hatırlatılan raporda, bu pazarda başarı için Türk firmalarına “trendleri dikkate alın” mesajının yanı sıra fiyat ve kalitenin ile “teslim süresi konusunda da avantajlı olun” uyarısında bulunuldu. İşletmelerin ABD için öncelikle pazara giriş stratejisi ve pazarlama programı oluşturması gerektiğine dikkat çekilen raporda, firma temsilcilerine ABD pazarına ilişkin şu ipuçları da verildi:

Fuardaki Yeriniz Bile Önemli
*Uzun vadeli düşünmek ve sabırlı olmak şart, yüksek oranlı kâr imkanı çetin rekabetten dolayı mümkün değil. ABD’li ithalatçılar zor ve uzun sürede karar verir ve karar vermeden önce sizi birkaç fuarda takip eder. Her fuarda yerinizin aynı olması bile çok önemli, popüler fuarlara katılmak için acele edin.

*Zincir mağazalar önemli müşteriler, ancak indirim ve iade uygulamaları, teslim şartları nedeniyle bu mağazalarla çalışmak diğerlerine göre daha zordur. Hazır giyim başta olmak üzere, çoğu zincir mağazanın İstanbul’da alım ofisi var. Doğrudan bu ofislerle temasa geçebilirsiniz.

*Alıcı yerine dağıtım şirketiyle görüşülebilir. Hangi eyalette faaliyet gösterileceğine; malınızın türü ile dağıtım kanalına göre değişen vergiler, teşvikler ve yüklenilecek maliyetlere göre karar vermeniz gerekir. Etiket fiyatına da eyalete göre değişen satış vergisi eklenir.

*Mahkeme ve avukatlık ücretleri çok yüksek, müşteriyle mutlaka anlaşma yapın ve akreditifle satış yapın. Ama ABD’liler akreditif yerine daha çok açık hesapla (vadeli satış) çalışmayı tercih ediyor.

*ABD’nin standartları bizim kullandıklarımızdan farklı. Gömlekte yaka numarası ve kol boyu var. İşçilik maliyetlerinden dolayı pantolonların paçaları çoğunlukla yapılmış olarak satılıyor.

“Konteynır Güvenliği Girişimi” uygulanmaya başlayacak. Bu uygulamayla İzmir Limanı’ndan ABD’ye gönderilen konteynırlar, ABD gümrük görevlileri tarafından burada denetlenecek ve ABD’ye vardıklarında tekrar gümrük kontrolünden geçmeyecek.

*Gümrük Vergileri’nin yüzde 31’i sıfır iken, tarım ürünlerinde ortalama yüzde 10, tekstil ve konfeksiyonda yüzde 15–30 arasında.

*New York’taki 2 ticaret ataşesi ile Washington’daki 2 ticaret müşavirine yakında Chicago ve Los Angeles’da da ticaret ataşelikleri eklenecek.

Kaynak: Referans Gazetesi

Ağu
08
2007
0

Sektörler İtibariyle AB Ticaret Politikası

Son 2 yıllık sürede DTÖ Anlaşmaları uygulanmış, Tek Pazar’da derinleşmeye gidilmiştir. Bu süreçler genel olarak daha açık ve rekabet edilebilir bir pazar yaratılması amacını gütmektedir. Bununla beraber, Tek Pazar konusunda sanayide tarıma oranla gelişme sağlandıysa da, bu sürecin tamamlandığı söylenemez.

Tarım sektöründeki uygun pazar fiyatları, Ortak Tarım Politikasının uygulanmasını ve DTÖ çerçevesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmesini kolaylaştırmış, böylelikle sektör içindeki rekabet artmıştır. Ortalama tarife oranlarının düşürülmüş olmasına rağmen, kotaları aşan miktarlara uygulanan yüksek vergiler hassas ürünleri korumaya devam etmiştir. Tarife kotalarının yönetimi, korunma önlemlerinin ve ihracat sübvansiyonlarının kullanımı diğer DTÖ üyelerini de ilgilendirmektedir. Müdahale fiyatlarının ve uluslararası fiyat eğilimlerinin düşmesi sonucu, 1996 yılında üretici sübvansiyon değerinde yüzde 8.7’lik, tüketici sübvansiyon değerinde ise üçte birlik bir azalma kaydedilmiştir. Tarım sektörüne yapılan mali transferler artmaya devam etmişse de AB bütçesindeki payı azalmıştır. Sektöre yapılan yardımların biçiminde de değişiklik yapılmış, direkt yardımlara yöneliş gözlenmiştir. Dünya fiyatlarının yükselmesiyle ve çiftçilere sağlanan desteklerin biçim değiştirmesiyle, çiftçilerin, özellikle tahıl ve et üreticilerinin, gelirlerinde artış kaydedilmiştir.

MDAÜ’lerini içeren genişlemenin bütçeye getireceği yükün çiftçiye sağlanacak desteklemeleri olumsuz yönde etkileyeceği tahmin edilmektedir. Bu konuyla ilgili olarak alınması düşünülen ve Tarıma ilişkin DTÖ Anlaşması dahilindeki ikinci tur müzakerelere hazırlık niteliğinde olan tedbirler ‘Gündem 2000’de yer almaktadır. Komisyon’un görüşüne göre; pazara yönelik müdahalelere, fiyat desteklemelerine ve ihracat sübvansiyonlarına daha az bağımlı olan ve direkt gelir desteklemelerini tercih eden tedbirler benimsenmelidir.

İmalat sanayi, genel olarak tarifelerin ve tarife-dışı engellerin indiriminden olumlu yönde etkilenmiştir. Tekstil ve konfeksiyondaki DTÖ uygulamaları, ITA’nın yürürlüğe girmesi ve Tek Pazar dahilindeki tedbirler imalat sanayinde liberalleşmeyi sağlamış, bunun sonucu olarak korunmakta olan sanayi dallarındaki uluslararası rekabet artmıştır.

Bununla beraber, otomotiv sanayi ve elektronik sanayinin bazı dallarındaki yapısal bozukluklar sürmektedir. Yapılan araştırmalar, ürünlerin yetersizliğine, bölgesel uzmanlaşmaya, pazar paylarındaki azalmaya ve teknolojik üstünlüğün kaybına dikkat çekmektedir. Sözkonusu sanayilerdeki yüksek vergi oranları, devlet yardımları ve pazar bölünmeleri yeni pazar eğilimlerine, talep ve teknolojilere uyumu geciktirmektedir.

Girdi hizmetlerinde maliyeti azaltmanın gerekli olduğunun farkında olan AB, hizmetler ticaretindeki kısıtlamaları kaldırmayı hedeflemektedir. Bu konudaki kararlı yaklaşıma rağmen, gerekli düzenlemeler siyasi faktörlerden etkilenmektedir. Son iki yılda Topluluk, hava taşımacılığı ve telekomünikasyon gibi bir takım alanlarda yapılan çalışmalarla liberalizasyona doğru ilerleme kaydetmiştir. Topluluk içindeki bu yaklaşım çok taraflı müzakerelere de yansımış, AB, GATS müzakerelerinin en önemli destekçilerinden biri olmuştur.

Topluluk ve üye ülkeler elektrik, gaz ve posta servisleri gibi temel kamu hizmetlerini serbestleştirmeyi taahhüt etmişler, ancak bu serbestleştirmeler genelde uzun geçiş sürelerinde gerçekleştirilmiştir. Sözkonusu alanlarda liberalleşme ve kamu hizmetlerinin temini arasında bir denge gözetilmektedir. Bu nedenle, AB yetkilileri telekomünikasyon sisteminin serbestleştirilmesinde uygun fiyatta evrensel bir hizmetin sağlanması için çaba harcamışlardır.

Kaynak: www.dtm.gov.tr

Ağu
08
2007
0

Çin %8 Zam Yaptı, Türk İhracatçılara Gün Doğdu

Çin, tekstil, ayakkabı, seramik, mobilya, plastik ve metal ürünler gibi ihracatının yüzde 37’sini oluşturan ürünlerde içinde bulunduğumuz temmuz ayından geçerli olmak üzere ihracat desteğini yüzde 8 oranında azalttı. Yani bu ürünlere yüzde 8 oranında zam yaptı. Bu da Türkiye’ye gelecek Çin mallarının giydirilmiş olarak yüzde 10 – 15 arasında ithalat maliyetini artıracak. Çin’in bu uygulamasında özellikle son

1 – 1.5 aydır dünyanın çeşitli yerlerinden gelen aşırı talebin etkili olduğu belirtiliyor. Dış Ticaret Uzmanı Melih Günaydın’dan edinilen bilgilere göre Çin’den gelen gemilerde yer bulmakta sıkıntı yaşanıyor ve bu nedenle geç yüklemeler yaşanıyor. Çin’deki kur rejiminin geçtiğimiz dönemde hafif de olsa ihracatın aleyhine geliştiğini belirten Günaydın, bu durumun Türkiye açısından önemli bir avantaj yaratacağını belirtiyor.

Çin Cazibesini Yitirecek
Çin’in kesinlikle zamanla cazibesini yitireceğini belirten Günaydın, Çin’den ülkemize ithal edilen mallar konusunda “Kaliteli malı ucuza almak ülkemiz menfatinedir ancak ülkemize ne yazık ki gıda ve tekstil ithalatı bile vardır. Beş sene öncesine kadar Türkiye komşularına ve yakın ülkelere (Bulgaristan, Ukrayna, Romanya, Rusya vb) ithal ettiği Uzakdoğu mallarını da satmaktaydı. Üstelik de bavul ticaretiyle ihracat olduğu ve ithalde alınan KDV iadesi alınmadığı için ayrıca kamu ekonomisine katkısı vardı. Komşu ülkeler hem Türk malı hem de ithal malı alarak bavul ticaretiyle de olsa kayda değer bir ticaret hacmi oluşturuyordu. Ancak iç sanayiyi korumak adı altında Türkiye’de üretilmeyen mallara bile damping vergileri gelince pek çok ülke artık direkt Çin’den almaya başladı. Bu kendi ürünümüzün ihracatını da azalttı. Türkiye’de özel sektör Türkiye şartlarının üzerine dinamizme sahip. Aynı şekilde Türk ithalatçıları da hem reeksport yapmış hem de aynı malı başka ülkeye nazaran daha uygun fiyat ve şartla alarak başarılı olmuşlardır. Kaldı ki Türk ithalatçılar ön plana çıkmadan önce başta İtalya olmak başka ülkeler üzere Çin mallarını kendi markaları altında Avrupa malı diye pahalıya satmışlardı” dedi.

Kaynak:Akşam Gazetesi

Ağu
08
2007
1

Türkiye’den Ukrayna’ya İhraç Edilen Mallar

2005 Yılında Başlıca Maddeler İtibariyle Ukrayna’ya İhracatımız ABD $

39 Plastik Ve Plastikten Mamul Eşya     107.015.638
08 Yenilen Meyvalar,Kabuklu Yemişler,Turunçgil Ve Kavun Kabuğu    77.328.058
84 Nükleer Reaktörler,Kazan;Makina Ve Cihazlar,Aletler,Parçaları     72.108.139
85 Elektrikli Makina Ve Cihazlar,Aksam Ve Parçaları     59.523.591
87 Motorlu Kara Taşıtları,Traktör,Bisiklet,Motosiklet Ve Diğer       41.101.681
73 Demir Veya Çelikten Eşya        35.261.360
25 Tuz,Kükürt,Toprak Ve Taşlar,Alçılar Ve Çimento      34.921.544
58 Özel Dokunmuş Mensucat,Dantela,Duvar Halıları,İşlemeler      31.869.177
57 Halılar Ve Diğer Dokumaya Elverişli Maddeden Yer Kaplamaları    31.517.048
34 Sabunlar,Yüzey Aktif Organik Maddeler,Yıkama-Yağlama Madde.  27.470.043
48 Kağıt Ve Karton;Kağıt Hamurundan Kağıt Ve Kartondan Eşya    25.441.743
33 Uçucu Yağlar,Rezinoitler,Parfümeri,Kozmetikler Vb     20.406.712
62 Örülmemiş Giyim Eşyası Ve Aksesuarları     19.273.012
63 Mensucattan Mamul Diğer Eşya,Kullanılmış Eşya,Paçavralar    16.748.497
94 Mobilyalar,Aydınlatma,Reklam Lambaları,Prefabrik Yapılar     14.433.395
69 Seramik Mamulleri     13.124.331
59 Emdirilmiş,Sıvanmış,Kaplanmış Mensucat,Bunlardan Teknik Eşya   12.833.790
54 Dokumaya Elverişli Suni Ve Sentetik Lifler     12.582.597
61 Örme Giyim Eşyası Ve Aksesuarları     11.825.249
60 Örme Eşya     11.607.475
76 Aluminyum Ve Aluminyum Eşya      10.940.767
70 Cam Ve Cam Eşya      10.478.205
20 Sebze,Meyva,Bitki Parçaları,Sert Kabuklu Yemiş Konserveleri       10.175.433
32 Debagat Ve Boyacılıkta Kullanılan Hülasa,Boya,Macun,Sakızlar      9.557.739
24 Tütün Ve Tütün Yerine Geçen İşlenmiş Maddeler        7.313.699
27 Mineral Yakıtlar,Mineral Yağlar Ve Müstahsalları,Mumlar        7.257.162
68 Taş,Alçı,Çimento,Amyant,Mika Vb Maddelerden Eşya      6.517.748
83 Adi Metallerden Çeşitli Eşya        6.244.372
72 Demir Ve Çelik        6.150.962
55 Sentetik Ve Suni Devamsız Lifler         6.044.026
52 Pamuk      4.954.838
28 İnorganik Kimyasal Müstahsallar,Organik,İnorganik Bileşikler        4.840.630
56 Vatka,Keçe,Dokunmamış Mensucat,Özel İplik,Sicim Ve Mamulleri   4.099.415
26 Metal Cevherleri,Cüruf Ve Kül     4.086.923
44 Ağaç Ve Ağaçtan Mamul Eşya;Odun Kömürü     3.907.723
12 Yağlı Tohum Ve Meyvalar,Sanayi Bitkileri,Saman,Hayvan Yemi     3.577.907
18 Kakao Ve Kakao Müstahzarları     3.568.928
98 Harp Silahları      3.496.680
64 Ayakkabılar,Getrler,Tozluklar Vb Eşya Ve Aksamı     3.021.838
40 Kauçuk Ve Kauçuktan Eşya    2.749.611
38 Muhtelif Kimyasal Maddeler    2.523.926
17 Şeker Ve Şeker Mamulleri      2.261.784
21 Yenilen Çeşitli Gıda Müstahzarları    1.971.935
06 Canlı Bitkiler Ve Çiçekçilik Müstahsalları   1.824.466
71 İnciler,Kıymetli Taş Ve Metal Mamulleri,Madeni Paralar   1.696.215
04 Süt Ve Süt Mamulleri,Kuş Ve Kümes Hay.Yumurtaları,Bal Vb.   1.557.479
42 Deri Eşya,Saraciye Eşyası,Seyahat Eşyası,Bağırsaktan Eşya   1.439.335
29 Organik Kimyasal Müstahsallar   1.316.471
43 Postlar,Kürkler,Taklit Kürkler Ve Mamulleri   1.281.320
07 Yenilen Sebzeler Ve Bazı Kök Ve Yumrular   1.033.892
35 Albüminoid Maddeler,Tutkallar,Enzimler Vb   1.015.817
90 Optik,Fotoğraf,Sinema,Ölçü,Kontrol,Ayar Cihazları,Tıbbi Alet.   983.716
96 Çeşitli Eşya    880.687
30 Eczacılık Ürünleri    787.435
02 Etler Ve Yenilen Sakatat    588.183
15 Hayvansal Ve Bitkisel Yağlar Ve Bunların Müstahsalları    566.201
Diğer    3.182.485
Toplam    820.289.033
Kaynak: DİE

Kaynak: www.dtm.gov.tr

Ağu
08
2007
0

Suriye’nin İthalat Politikası

İthalat, Suriyeli özel firmalar tarafından ithalat yapmak, mevcut kısıtlamalar, idari ve teknik bir takım zorluklar, karmaşık mali düzenlemeler ve istenen belgelerin çokluğu sebebiyle kolay olmuyor. Çok karmaşık ve sürekli değişen bir ithalat sistemi mevcut. Yerli sigorta kurumlarınca sağlanması gereken ithalat garantilerinin bulunmaması, Suriye’ye satılan malların fiyatını arttırıyor.

Suriye’ye gelen malların doğrudan üretilen ülkeden ithal edilmesi esas. Bu kuralın istisnası ise, 10 Sayılı Yatırım Yasası uyarınca kurulan şirketlere yönelik. Suriye’nin ithalat politikası şu prensipleri öngörüyor; ham madde, yedek parça, makine, ekipman (Tarım ve sanayi) tıbbi/laboratuar cihazları ve mühendislik ile bilimsel cihazların ithalatına izin verilmesi, yerli üretimi bulunmayan gıda maddeleri ve tarımsal ürünlerin ithalatına izin verilmesi, yerli üretimi bulunan maddelerin ithalatını kısmak veya mümkün olduğunca asgariye indirilmesi,
daha yüksek gümrük vergisi uygulanarak lüks maddelerin ithalatının kısıtlanması, temel veya lüks olduklarına bakarak ithal mallarını değişik gümrük vergilerine tabi kılması, ithalatın büyük bir bölümünün ihracat gelirleriyle finanse edilmesi.

İhracat, Suriye’nin ihracat politikası, ihraç edilebilecek yerli mamul ve maddeleri teşvik ve desteklenmek suretiyle uygulanıyor. Suriye’de ihracat sadece belli maddeler için lisansa bağlı. İhracat işlemleri, ihracatçıların Suriye Ticaret Bankası nezdinde yapacakları döviz iade taahhüdüne bağlı. İhracatçılar, ihraç edilen malın Suriye Menşeli olduğunu gösteren belgeleri de ilgili gümrük makamlarına sunmalı.

Sebze ve meyve ihracatı dışında, ihracatçılar Arap ülkeleri için 3 ay, diğer ülkeler için 4 ay içerisinde, bir banka kredisi ile ülkeye sağlam döviz girişini sağlamalı. İhracatçıların ihraç girdileri yüzde 1.5 ile yüzde 3 oranında vergilendiriliyor.

İthalat İşlemlerinde Aranan Belgeler:

Konşimento,
Geçerli ithalat lisansı,
Üç nüsha ticari fatura,

Fatura, malın cinsi, temel özellikleri, ödeme şekli, ihracatçı firmanın Suriye’de acentası olmadığı, ve İsrail ile ticari ilişkilerinin bulunmadığı gibi bilgilerin yer alması gerekiyor.

Menşe Şehadetnamesi: Genel olarak Suriye’ye ihraç edilen malların doğrudan üretilen ülkeden gelmesi gerekiyor. 10 No’lu Yatırım Yasası uyarınca faaliyet gösteren şirketler bu kuralın dışında bulunuyor. İsrail mallarının ülkeye girişi yasak.

İthal Lisansları: Kayıtlı Suriyeli tüccarlar ve sanayiler ithal etmek istedikleri ürünler için Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanlığından İthalat Lisansı almak zorundalar. İthalat Lisansının geçerlilik süresi bir yıl. ‘İthalatı Elverişli Ürünler Listesi’nde yer alan ürünlerin ithalatına izin veriliyor. Özellikle sanayi ve tarım için gerekli maddelerin ithal izinlerine öncelik veriliyor.
Suriye Hükümeti bazı durumlarda geçici ithalat izin veriyor. Suriye’de bir proje yürütmekte olan firmaların sözkonusu proje için gerekli olan makine ve ekipmanların ithalatına izin veriliyor. Sözkonusu işler tamamlandıktan sonra bu makine ve ekipmanlar tekrar yurtdışına çıkarılıyor.

Uluslararası organizasyonların araç, mobilya gibi gerekli ekipmanlarının da geçici ithalatına müsaade ediliyor. Yine turistlerde öze otomobillerini ülkede seyahat etmek için kullanabiliyor. Ayrıca, fuar ve sergiler içinde geçici ithalata müsaade ediliyor. Fuar ve sergi bittikten sonra tekrar sergilenen ürünler yurtdışına çıkarılmak zorunda. Bazen Suriye yetkilileri sergilenen ürünlerin sürekli ithalatına izin veriyor. İmalatçı ihracatçılar da, ihraç ettikleri ürünlerin üretiminde kullandıkları ithal girdileri vergi ve fon ödemeden ithal edebiliyorlar.

İthalat Yasakları: Narkotik ürünler, mobilya ve silah ithalatı yasak. Yine İsrail mallarının ülkeye girişi de yasaklanmış durumda. Ayrıca tütün, çelik, buğday gibi bazı temel ürünlerin ithalatı devletin ya da devlet tarafından görevlendirilmiş özel kuruluşların tekelinde bulunuyor.

İthalat İmtiyazları: 10 sayılı Yatırım Yasası çerçevesinde kurulu şirketler, ithalat rejiminin yasak ve sınırlamalarına bağlı olmaksızın ithal edebilecekleri ürünler üç ana sınıfta toplanmış durumda. Bunlar;

Makin teçhizat gibi proje için gerekli tüm mallar, resim, harç, damga pulu, yerel ve gümrük vergilerinden muaf olup herhangi bir sınırlama bulunmuyor.
Çeşitli servis araçları,
Projenin yönetilmesi için gerekli hammadde gibi tüm materyaller,
Yatırım Yasası çerçevesinde ithal edilen ürünler yerel piyasada satılamıyor ve Yüksek Yatırım Konseyi’nin izni olmadan yurtdışına ihraç edilemiyor.

Vergiler: Suriye, uluslararası ticaret organizasyonların hiç birine üye olmadığı için ithalata uygulanan vergiler genellikle yüksek seviyede. Arap Ekonomik Birliği’ne üye ülkelerden gelen bazı mallara ise tercihli tarifeler uygulanıyor. 1989’da gümrük tarife kodları önemli ölçüde basitleştirilerek gümrük kategori sayısı 26’dan 10’a düşürülmüş. 10 sayılı Yatırım Teşvik Yasası veya belirli diğer yatırım kanunları çerçevesinde kurulan firmalara, gümrük vergisinden istisnalı olarak ekipman ve hammadde ithal etmelerine izin veriliyor.

Tarifeler: Suriye’ye ithal edilen bütün ürünler gümrük vergisine ve birleştirilmiş vergiye tabi. Vergi oranları hükümetin gerekliliği konusundaki yaklaşımına göre yüzde 1 ile yüzde 200 arasında değişiyor. Otomobil gibi lüks ürünlere yüksek oranlı vergi konulurken, gıda ve sanayi hammaddelerine ise, düşük vergi uygulanıyor. Bütün ithal ürünlere yüklenen birleştirilmiş vergi ve hasılatları belediyeler, okullar ve orduya tahsis ediliyor. Gümrük idarelerinde toplanan birleşik vergi oranları yüzde 6 ila yüzde 35 oranında değişiyor. Gümrük işlemleri karmaşık düzenlemelerden dolayı hantal ve zaman alıcı.

Vergileme: Suriye, henüz uluslararası ticaret örgütlerine üye değil. Dolayısıyla iç pazarı dış rekabete açma yolundaki çabalar kısıtlı olmakla birlikte, yerli sanayi, ithalat kısıtlamaları ve yüksek gümrük oranları ile koruma altında. İthalatta uygulanan kısıtlamaların ve gümrük vergilerinde indirime gidilmesi halinde şiddetli bir dış rekabetle karşılaşılmasından ve sanayideki istikrarın bozulmasından endişe duyuluyor. Suriye’de ham maddelere uygulanan vergi oranı (yüzde 1-7), alet ve makinelere (yüzde 15-30) ve lüks mallara da (yüzde 50-200) arasında gümrük vergisi uygulanıyor.

Vergi İstisnası: Yatırım Yasası kapsamındaki projelerle ilgili olarak gelir ve emlak vergisinden istisna süresi, şirket tipi ile üretim ve ihracat yüzdesine göre değişiyor. Karma şirketler için vergi muafiyeti, kuruluş tarihinden itibaren 7 yıl, özel limited ve anonim şirketler için ise, sözkonusu üretim tarihinden itibaren 5 yıl. Ayrıca üretimin yüzde 0’dan fazlasını ihraç eden şirketlerin muafiyet süresi 2 yıl daha uzatılıyor.

Gıda, Sağlık, Güvenlik, Karantina ve Standartlar Mevzuatı: Suriye’de az da gelişmiş olsa bir standartlar sistemi mevcut. Doğrudan tüketime yönelik gıda maddelerinde, insan sağlığı açısından, sağlık kontrolü yapılıyor. Bitkisel ve hayvansal mallar ithalatında karantina belgesi isteniyor. İthal edilen gıda maddelerin etiketlerinde üretim tarihi ve son tüketim tarihinin belirtilmesi gerekiyor.

Demir-Çelik gibi ana mal niteliğini taşıyan malların kontrolü ise, gümrüklerde genel anlamda, fatura üzerinden ve görsel yolla yapılıyor.

Patent, Ticari Markalar ve İsim Hakları Mevzuatı: Suriye, konuyla ilgili hiç bir uluslararası anlaşmaya taraf değil. Hükümet, sanayi haklarının uluslararası korunmasına ilişkin Paris Union’a katılma arzusunda. Bununla birlikte, hükümet 1967 Stockholm Ticari Mülkiyet Hakları Anlaşmasına da katılma arzusunda olduğunu açıklamış bulunuyor. Uluslararası ticari mülkiyet haklarının korunmasıyla ilgili düzenleme ve uygulamalar Tedarik ve İç Ticaret Bakanlığının bünyesindeki, Mülkiyet Hakları Koruma Ofisince yürütülüyor. Marka tescili ile ilgili konular, Şam Ticaret Odası tarafından yürütülüyor, uluslararası kuralların işletilmesine gayret ediliyor. Suriyeli firmalar lehine gerçekleşen davalarda, belirlenen parasal cezalar, Suriye Poundu üzerinden olurken, resmi kurdan ödeniyor.

Ticari boykotlar: Suriye’de, yalnız İsrail menşeli mallar boykot ediliyor. İçinde İsrail’den ithal edilen ham maddeyi kullanan mallar da boykot kapsamında bulunuyor.

Kaynak: www.dtm.gov.tr

Ağu
08
2007
0

Türkiye’nin Azerbeycan Ticaretinde Mevcut Durum

Türkiye, Azerbaycan’ın  ithalatında  yüzde  10,4  paya  sahip  olup,  pazarda  Rusya’dan sonra ikinci önemli tedarikçi konumundadır. Türkiye’nin ülkenin başlıca ithal ürünlerindeki payı ve en önemli rakipleri şöyledir:

-Patates (İran %65, Türkiye %20),

-Soya yağı ve fraksiyonları (Türkiye %30, Portekiz %24),

-Şeker (Türkiye %37, Danimarka %19),

-Elektrik Enerjisi (Türkiye %52, İran %27),

-Yüzeyaktif Organik Maddeler (sabunlar hariç); yüzeyaktif müstahzarlar; yıkama müstahzarları (İran %36, Türkiye %30),

-Demir veya çelikten inşaat ve inşaat aksamı (Almanya %30, Türkiye %21),

-Tütünün hazırlanmasına ve işlenmesine mahsus makina ve cihazlar (Bulgaristan %89, Türkiye %8),

-Telli telefon ve telli telgrafa mahsus elektrikli cihazlar (Türkiye %73, İsveç %14),

-Telsiz telefon, telsiz telgraf, radyo ve televizyon yayınlarına mahsus verici cihazlar(Türkiye %45, İsveç %24),

-İzole edilmiş teller, kablolar ve diğer izole edilmiş elektrik iletkenler (Rusya %24,Türkiye %19),

-Mobilyalar ve Bunların Aksam ve Parçaları (Türkiye %20, Çin %14). 1993-95 yılları arasında Rusya’nın ihracattaki payı %26’dan %16’ya düşmüştür.

Bu düşüşte, Çeçenistan’daki savaş nedeniyle demiryolu trafiğinin durmasının da payı olmuştur. 1998 yılı sonrasında Rusya ve Azerbaycan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ile Uzun Vadeli Ticaret Anlaşması sonrasında, Rusya tekrar en önemli ticari ortaklardan biri haline gelmiştir. 2004 yılı itibarı ile, İtalya %44,7’lik payı ile ihracatta, Rusya ise %16,2’lik payı ile ithalatta en önemli ticari partnerleridir. Ülkenin ithalatında Rusya’yı, İngiltere, Kazakistan ve Türkiye takip etmektedir. İran, Rusya ve Çin Azerbaycan pazarında başlıca rakiplerimizdir.

Kaynak: www.dtm.gov.tr

Ağu
08
2007
0

Türkiye’den Yunanistan’a İhraç Edilen Ürünler

 Yunanistan ile ikili ticaret geleneksel olarak yıllardır ülkemiz lehine bir süreç izlemiş olup, aynı trend son yıllarda ciddi anlamda ülkemiz lehine ticaret fazlası vererek sonuçlanmıştır. Yunanistan aleyhine dış ticaret açığı ile devam eden ticarette bu açık zaman zaman biraz daha daralarak devam edegelmiştir.

Başlıca Maddelere Göre Yunanistan’a yapılan İhracat

YUNANİSTAN’A YAPILAN İHRACATTA İLK 25 MADDE

Yunanistan’a yapılan ihracatımızda yer alan ilk 25 kalem ürünün incelenmesinden de görüleceği üzere ihracatımızın ağırlıklı olarak sanayi ürünlerinden oluştuğu gözlenmektedir. İhracatımızın % 40’lık bölümü demir çelik ve nükleer raeaktörler, otomobil ve elektrikli cihazlar gibi nispeten ileri sanayi ürünlerinden oluştuğu gözlemlenmektedir. İhracat trendine bakıldığında hemen hemen tüm ürünlerin ihracatında artışların gerçekleştiği özellikle tekstil ve giyim eşyası, mobilya ve plastik ürünlerindeki artışların % 100’lerin üzerinde seyrettiği belirlenmiştir.

Kaynak: www.dtm.gov.tr

Ağu
08
2007
0

İsviçre nin İthalat Talepleri

2004 ve 2005 yılları itibariyle İsviçre’nin ithal ettiği başlıca maddeler aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir.

MADDE ADI 2005 Miktar(Ton) Değer(Bin $)

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel