2004 ve 2005 yılları itibariyle İsviçre’nin ithal ettiği başlıca maddeler aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir.
| MADDE ADI | 2005 Miktar(Ton) | Değer(Bin $) |
2004 ve 2005 yılları itibariyle İsviçre’nin ithal ettiği başlıca maddeler aşağıdaki tabloda gösterildiği gibidir.
| MADDE ADI | 2005 Miktar(Ton) | Değer(Bin $) |
Yunanistan AB’ye üye olmadan önce tipik bir tarım ülkesi iken, 1981 yılında tam üyeliği takiben, gerek sanayileşmede gerek tarım sektöründe kaydettiği ciddi anlamdaki makineleşmenin etkisiyle kalkınma sürecini başarıyla devam ettirerek sanayi toplumu olma başarısını yakalayan bir ülke konumuna yükselmiştir. Halen AB üyesi ülkeler arasında (ilk 15’ler) AB fonlarından en fazla istifade eden ülke konumunda olan Yunanistan, 1959 yılından (AB üyeliğine ilk başvuru tarihi) 2004 yılına kadarki geçen 45 yıllık süre içinde nüfusuna göre AB fon ve finansal kaynaklarından en çok istifade eden ülke konumunda olmuş ve yaklaşık 154 Milyar Dolarlık bir yardım almıştır.
Özellikle tekstil ve giyim eşyasının hammaddesi olan pamuk üretiminde AB’den sağlanan tarımsal destek kapsamındaki fonlarının da yardımıyla AB’nin ve Avrupa’nın bir numaralı pamuk üreticisi konumuna yükselmesi doğal olarak ilgili sektörlerin gelişmesinde önemli bir etken olmuştur. 1980’li yıllarda AB fonlarından çok yoğun biçimde faydalanan Yunanistan AB’nin korumacılık duvarlarının da etkisiyle oldukça kuvvetli bir tekstil ve hazır giyim sektörü oluşturmuştur. Hatta 1980’li yılların sonuna doğru tekstil ve giyim sektörünün toplam ihracattaki payı % 25’lere kadar yükselmiştir.
Hazır giyim yanında diğer sektörlerden mobilya, petro kimya ürünleri, kimyasallar, kağıt ürünleri gibi imalat sanayi sektörlerinde yapılan yatırımlarda kendine yeterli halen gelen Yunanistan, beyaz eşya, otomotiv ve high- tech diye nitelendirilen elektronik ürünleri üretiminde iç pazarın çok küçük olması ayrıca, AB’de yoğun bir rekabetin de hüküm sürmesi nedeniyle fazla bir aşama kaybedememiş ve iç talep tamamen ithalat ile karşılanmıştır.
1990’lı yıllarda Doğu Blokunun çökmesi sonucunda sanayileşmiş ülkelerin ucuz işgücünden faydalanmak amacıyla üretim birimlerini bu ülkelere taşıyarak burada düşük maliyetli üretime başlamaları, ayrıca Uzak Doğu ülkelerinden Çin, Kore, Hindistan ve Pakistan gibi ülkelerin çok düşük fiyatlarla Yunanistan’ın da içinde bulunduğu AB pazarlarını, açık bir ifadeyle, işgale başlamasıyla Yunan imalat sanayi sıkıntılı bir döneme girmiştir. 2000 yılını takiben ivme kazanan Uzak Doğu menşeli ürünlerin Yunan pazarındaki artan payı Yunanistan’da ağırlıklı olarak mobilya, tekstil, hazır giyim, seramik ve inşaat malzemeleri sektöründe ciddi rahatsızlıklara neden olmuş, üretici firmaların büyük bir kısmı üretim birimlerini kapatarak ithalata yönelmeye başlamışlardır.
Bu çerçevede Yunanistan’ın sektör bazındaki ihracatına kabaca göz atıldığında görüleceği üzere, ihracatının ağırlıklı olarak hammadde, yarı mamuller ve tarım ürünlerinden oluştuğu görülmektedir. Genel ihracat içinde geleneksel olarak önemli bir yere sahip olan tarım ürünlerine madde bazında bakıldığında tarım ürünü ihracatının % 70’ini sırasıyla yaş meyve ve sebze, pamuk, tütün ve zeytinyağı gibi kalemlerden oluştuğu gözlenmiştir. 2005 yılı verilerine göre; 2.989 Milyon Euro ile toplam ihracatın % 23’ünü tarım menşeli ürünler oluştururken, sanayi ürünleri kapsamında değerlendirilen ürünler 9.947 Milyon Euro ile toplam ihracatın % 65.3’ünü oluşturmuştur.
Yunan İstatistik Kurumu’nca yapılan sınıflandırmaya göre AB ülkelerinde hammadde kategorisinde değerlendirilen birçok ürün (örneğin kardelenmiş pamuk ya da iplikler) yarı işlenmiş sanayi ürünü kategorisinde değerlendirilmekte, dolayısıyle sanayi ürününün toplam ihracattaki payı yüksek gibi gözükmektedir. Nitekim yukarıdaki tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere sanayi ürünü içinde yer alan 3.360 Milyon Euroluk ve toplam ihracatın % 24.2’sini oluşturan hammadde göz ardı edildiğinde Yunanistan’ın büyük bir çoğunluğunun, tekstil, konfeksiyon, ve plastik ürünler ve kimyasallardan oluşan sanayi ürünleri ihracatının, toplam ihracattaki payı % 41’lere düşmektedir. Madde bazında ihracata göz atıldığında; Yunanistan’ın sanayi ürünü ihracatından en önemli payı alan ürünlerin ise sırasıyla demir çelik ürünleri, plastik, hazır giyim ve tekstil gibi ürünlerden oluştuğu belirlenmiştir.
Yunanistan’ın ithalatına bakıldığında ise, mevcut sanayinin yapısal sorunları nedeniyle ithalatın çok büyük bir oranının sanayi ürünlerinden oluştuğu gözlemlenmiştir. 2005 yılı verilerine göre toplam ithalat içerisinde % 86.4 oranında pay alan sanayi ürünleri (madeni yağlar ve yakt dahil) ithalatı yıldan yıla süregelen bir artış eğilimi takip etmektedir. Bu artışta hiç şüphesiz özellikle son yıllarda başta tekstil ve hazır giyim ile mobilya sektörü olmak üzere birçok imalat sektöründe Uzak Doğu ülkeleri ve Türkiye’den gelen daha ucuz ve kaliteli ürünlerle rekabet edemeyen Yunanlı sanayicinin üretimini durdurarak ithalata yönelmesinin önemli katkıları olmuştur. Zaten, otomotiv ve beyaz eşya, elektronik ürünleri gibi sektörlerde ciddi bir üretim kapasitesi (otomotiv üretimi hiç yok) olmayan sanayi sektörü yıllardan beri tekstil, hazır giyim plastik ürünleri vb odaklı üretim yaparken, bu sektörler de nispeten çok yüksek düzeyde seyreden üretim maliyetleri nedeniyle dışarıdan gelen rekabete ayak uyduramamışlardır. Mevcut sanayi yapısı itibariyle Yunanistan gıda ve belli birkaç sektör dışında tamamen ithalata bağımlı bir ülke konumundadır.
Kaynak: www.dtm.gov.tr
Çin’in İthal Ettiği Mallar
Çin’in ithalatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 175 milyar dolar ile elektrikli makina ve cihazlar ve bunların aksam ve parçaları almaktadır. Bunu 96 milyar dolar ile Nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik aletler ve cihazlar, 64 milyar dolar ile mineral aykıtlar, mineral yağlar ve bunların damıtılmasından elde edilen ürünler, 50 milyar dolar ile optik alet ve cihazlar ve 33 milyar dolar ile plastikler ve mamülleri takip etmektedir. 2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 64 artış oranı ile nikel ve nikelden eşya almakta, % 55 artış oranı ile diğer adi metaller, % 54 artış ile çinko ve çinkodan eşya, % 51 ile metal cevherleri ve % 34 ile mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünleri takip etmektedir.
Çin’in ihracatı, önemli maddeler bazında incelendiğinde ilk sırayı 172 milyar dolar ile elektrikli makina ve cihazlar ve bunların aksam ve parçaları almaktadır. Bunu 149 milyar dolar ile Nükleer reaktörler, kazanlar, makinalar, mekanik aletler ve cihazlar, 35 milyar dolar ile örülmemiş giyim eşyası ve aksesuarı, 31 milyar dolar ile örme giyim eşyası ve aksesuarı, 25 milyar dolar ile optik alet ve cihazlar, 22 milyar dolar ile mobilyalar, tıptave cerrahide kullanılan mobilyalar ve 19 milyar dolar ile oyuncaklar, oyun ve spor malzemeleri takip etmektedir. 2004 yılına göre artış oranlarına bakıldığında ilk sırayı % 120 artış oranı ile odun veya diğer lifli selülozik maddelerin hamurları almakta, % 98 artış oranı ile metal cevherleri, cüruf ve kül, % 91 artış ile hububat, % 79 ile hayvansal ve bitkisel katı ve sıvı yaülar, % 66 artış oranı ile şeker ve şeker mamülleri ve % 56 artış ile lak, sakız ve reçine takip etmektedir.
Kaynak: www.dtm.gov.tr
İtalya’nın Dış Ticaret Büyüklüğü
İtalyan ekonomisinde ve İtalya’nın en önemli ticaret ortakları olan AB ülkelerinde ve ABD ekonomisinde yaşanan durgunluk, Euro’nun dolar karşısında aşırı değerlenmesi gibi faktörlerin etkisi ile 2003 yılında İtalya’nın ihracatı yüzde (-) 5,2, ithalatında ise, yüzde (-) 2,9 gerileme ortaya çıktı. Bu dönemde İtalya’nın dış ticaret dengesi 1,6 milyar Euro fazla verdi. Ancak, dış ticaret fazlası 2002 yılındaki 8,4 milyar dolarlık seviyesinin bir hayli gerisinde kaldı. Dış ticaret fazlası geçen yıla kıyasla yüzde 79 oranında azaldı. İtalya’nın dış ticareti geleneksel olarak fazla vermiyor, ancak dış ticaret fazlası 2001 yılından itibaren giderek geriliyor.
İtalyan İstatistik Enstitüsü (ISTAT) en son verilerine göre, 2003 yılında İtalya’nın ihracatı yüzde (-) 5,2 azalarak 255,1 milyar Euro, ithalatı ise, yüzde 2,9 azalarak 253,5 milyar Euro oldu. İtalya’nın 2003 yılı toplam ticaret hacmi 508,7 milyar Euro seviyesinde gerçekleşti.
2001 yılında toplam mal ihracatı 272,9 milyar Euro, toplam mal ithalatı ise, 263,7 milyar Euro olarak gerçekleşti. Dış ticaret fazlası 9,2 milyar Euro seviyesine ulaştı. 2002 yılında toplam mal ihracatı 265,3 milyar Euro, toplam mal ithalatı ise, 256,8 milyar Euro olarak gerçekleşti. 2002 yılında toplam mal ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 oranında azalarak 265,3 milyar Euro, ithalat ise, yüzde 4 oranında gerileyerek 256,8 milyar Euro oldu.2003 yılında İtalya’nın ihracatında önemli yer tutan ürünleri makine aksam ve parçaları, taşıt araçları, tekstil ve konfeksiyon ürünleri, kimyasal ürünler, elektrikli makine ve cihazlar, gıda, mobilya, ayakkabı, deri ve kauçuk ve plastik maddeler oluşturdu.
2003 yılında ilk 11 aylık döneminde hemen hemen tüm endüstri kollarının ihracatında düşüş yaşanırken, en yüksek gerileme ulaşım araçları (yüzde -2), mobilya (yüzde -8), elektrikli cihazlar(yüzde -7,7), tekstil konfeksiyon (yüzde -6,4), kauçuk ürünleri (yüzde -7,4) ihracatında gözlendi.
Kaynak: www.dtm.gov.tr
İtalya, Dünya ticaretin içerisinde yüzde 4’lük paya, dünya ekonomisinde 8’inci büyük ihracatçı ülke konumunda bulunuyor. Son yıllarda ekonomide görülen yavaşlama İtalya’nın ihracat performansı ve rekabet gücüne yansıdı. Dünya ticaretinde ve üretiminde önde gelen sektörlerdeki payını azalttı. Ayrıca, Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin dünya ekonomisi ve ticareti içerisinde giderek ağırlık kazanması neticesinde artan rekabet ortamından İtalyan sanayin uluslararası rekabet gücü olumsuz etkilendi, son beş yıl içerisinde sektörlerin rekabet gücü ve dünya ticaretindeki pazar payında az da olsa gerileme yaşandı. İtalya halen, tekstil ve konfeksiyon, mobilya, deri, ayakkabı, cam ve seramik, imalatta kullanılan makine ve teçhizat, plastik ürünler, gıda sanayinde dünyanın en önemli üretici ve ihracatçı ülkeleri sıralamasında ilk sıralarda yer alıyor.
Nitekim İtalya’nın, dünyanın en önemli üreticisi konumunda bulunduğu ürünlerde dünya ticaretindeki payı son yılarda gerileme gösteriyor. Mobilya sektöründe, 1997 yılında dünya ticaretinin yüzde 18’ini elinde bulundururken, 2002 yılında bu sektörde dünya ticaretindeki payı yüzde14 seviyesine geriledi. Benzer bir şekilde, ayakkabı sektöründe dünyanın en önemli ihracatçısı olan İtalya, bu unvanını Çin Halk Cumhuriyeti’ne bıraktı, dünya ticaretindeki payı yüzde 15’e geriledi. Sanayide kullanılan mekanik makine ve cihazlar dünya ticaretinde yüzde10’luk paya sahip olan İtalyan ekonomisi, konfeksiyon ve moda ürünlerinde yüzde 7’lik payı bulunuyor. Diğer taraftan, bilgi teknolojisi, elektronik cihazlar ve bilimsel teçhizat üretiminde dünya ticaretinde yüzde 2 paya sahip.
İtalyan Sanayinde Önde Gelen Sektörlerin Durumu ve Rekabet Gücü:
Gıda Sektörü: 87,7 milyar Euro üretim hacmi ile İtalya, dünya ihracatında yüzde 4,5 paya sahip olup, 6’ncı büyük gıda ve içecek ihracatçısı durumunda. 2002 yılında sektörde 14,4 milyar Euro ihracat, 15 milyar Euro ithalat gerçekleştirildi. 2003 yılının ilk 10 aylık döneminde 15 milyar ithalat, 12 milyar ihracat yapılmış, 3 milyar Euro ticaret açığı bulunuyor.
Tekstil ve Konfeksiyon Sektörü: 42,7 milyar Euro üretim hacmi ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin ardından dünyanın ikinci büyük tekstil ürünleri ihracatçısı konumunda bulunuyor ve sektörün dünya ihracatında yüzde 7’lik paya sahip. İtalya’da üretimin yaklaşık yüzde 35’i ihraç ediliyor. Konfeksiyon ürünlerinde 34,5 milyar Euro üretim hacmine sahip olan ülke, üretimin yüzde 23’ünü ihraç ederken, bu sektörde dünya ticaretinde yüzde 8’lik payla yine Çin Halk Cumhuriyeti’nin ardından dünyanın ikinci büyük konfeksiyon ürünleri ihracatçısı konumunda bulunuyor. 2002 yılında sektörde 14 milyar dolar ticaret fazlası veren İtalya, 2003 yılının ilk 10 aylık döneminde 5,7 milyar dolar Euro ticaret fazlası verdi. İtalya’nın toplam ihracatı içerisinde tekstil ve konfeksiyon ürünleri, yüzde 10,3’lük pay ile üçüncü sırada yer alıyor.
Deri ve Ayakkabı: 30,1 milyar Euro’luk üretim hacmi dünyanın ikinci büyük deri ve ayakkabı ihracatçısı konumunda bulunuyor. Bu sektörde dünya ticaretinin yüzde 15’ini elinde bulunduran İtalya, 2002 yılında 13,4 milyar Euro ihracat gerçekleştirirken, 2003 yılının ilk on aylık döneminde sektörde 10,7 milyarlık ihracat yaparken 5,4 milyar Euro ticaret fazlası verdi. Ancak sektörde verimlilik düşüşü ve üretim maliyetlerinde artış sebebiyle üretimin özellikle Romanya ve bazı Asya ülkelerine doğru kaydırma eğilimde olduğu gözleniyor. Nitekim son yıllarda yurt dışından yapılan ithalat artış göstermekte İtalya, aynı zamanda yüzde 6,5’lik pay ile dünyanın 3’üncü büyük deri ve ayakkabı mamulleri ithalatçısı konumunda bulunuyor.
Mobilya ve Ağaç Ürünleri: Bu sektörde İtalya 44,2 milyar Euro üretim hacmine sahip ve dünya ticaretinde yüzde 7,7’lik payla, Kanada ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin ardından 3’üncü büyük ihracatçı ülke konumunda bulunuyor. Sektörde ortalama 6 milyar dolar ticaret fazlası verilirken üretimin yaklaşık yüzde 24’ü ihraç ediliyor.
Cam ve Seramik Ürünleri: 13,6 milyar Euro üretim hacmi ile Almanya’nın ardından dünyanın ikinci büyük üreticisi konumunda olan İtalya, dünya ticaretinden aldığı yüzde11’lik pay ile ikinci büyük ihracatçı konumunda. Üretim hacminde 2002 yılından bu yana gözlenen düşeşe karşın sektörde 4 milyar Euro ticaret fazlasına sahip.
Mekanik ve Elektrikli Motorlar ve Aksamları: 40,7 milyar Euro üretim hacmi ile İtalya’nın önemli rekabet gücüne sahip olduğu diğer bir sektör. Yaklaşık 13 milyar Euro’luk ticaret fazlası verilirken üretimin yüzde 58’i ihraç ediliyor. İtalya, dünya ihracatında yüzde 9,5’lik pay ile 3’üncü sırada yer alıyor.
Üretimde Kullanılan Makine ve Cihazlar: 67,5 milyar dolar üretim hacmi ile Almanya, ABD ve Japonya’nın ardından dünyanın dördüncü büyük üreticisi ve ihracatçısı konumunda bulunuyor. Tarım makineleri, tekstil makineleri, gıda işleme, ağaç işleri, deri işleme plastik, kauçuk ve ayakkabı üretiminde kullanılan makine ve cihazların dünyadaki en büyük tedarikçileri arasında yer alıyor. Sektörde 25 milyar dolar ihracat gerçekleştirilirken, yaklaşık 15 milyar dolarlık ticaret fazlası veriliyor.
Otomotiv ve Ulaşım Araçları: 65,3 milyar Euro üretim hacmine sahip olan otomotiv ve diğer taşıt araçları endüstrisi İtalyan ekonomisi içerisinde önemli yer tutuyor. Ancak rekabet gücü bakımından Almanya, Fransa, ABD, Japonya, İngiltere ve hatta İspanya gibi gelişmiş üretici ülkelerin seviyesinin gerisinde bulunuyor. Sektörde 30,5 milyar Euro ihracat gerçekleştiren, İtalya 40 milyar dolar ithalat yapıyor ve 10 milyar dolar seviyesinde ticaret açığı bulunuyor. Yan sanayi, model ve tasarım üretimi alanlarında ve otomotiv dışında diğer ulaşım araçları, (motosiklet, tren römork vs.) sektörün rekabet gücü yüksek olup, dünya ihracatında yüzde 4 payla 8’inci sırada yer alıyor. Bu alanda 2,2 milyar ticaret fazlası bulunuyor.
Kauçuk ve Plastik Ürünleri: Kauçuk ve plastik ürünlerde net ihracatçı konumunda olan İtalya, 28,3 milyar üretim hacmi ile dünya ticaretinde yüzde 6,2 pay sahibi ve bu alanda da dünyanın 5’inci önemli üreticisi durumunda bulunuyor.
Kağıt ve Kağıt Ürünleri: 48,4 milyar üretim hacmi bulunan İtalya, dünya ihracatından yüzde 3,5 pay alıyor. Sektörde son yıllarda ithalatta düşüş gözlenmesine rağmen net ithalatçı konumunda bulunan İtalya, 2002 yılında 1 milyar dolar dış ticaret açığı verdi. 2003 yılında bu açık 300 milyon Euro seviyesine geriledi.
İtalyan sanayi pek çok sektörde dünya ölçeğinde rekabet gücüne sahip durumda. Ancak son dönemde Euro-Bölgesi ekonomilerinde ve sanayileşmiş ülke pazarlarında gözlenen durgunluk İtalyan sanayinin ihracat potansiyelini yavaşlattı. 2003 yılında gıda, bazı elektronik ürünleri, metalurji dışında kalan bir çok sektörde üretim artışı negatif bir seyir izledi. Ancak, 2003 yılının Temmuz-Eylül döneminden itibaren ABD ve Asya ekonomilerindeki canlanmanın da etkisi ile sektörlerin dış talep ve siparişlerinde bir hareketlilik gözlendi. 2004 yılında sanayi üretiminin yeniden canlanması bekleniyor.
İtalyan sanayinin otomotiv, elektronik ürünleri, ölçü aletleri, telekomünikasyon cihazları, biyokimya ve yüksek teknoloji ürünleri alanında rekabet gücü ABD, Japonya, Almanya, İngiltere ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerin gerisinde bulunuyor. Özellikle son dönemde şirketlerin sabit sermaye yatırımları ve araştırma geliştirmeye ayrılan fonlarının yetersiz kaldığı gözleniyor. Ancak İtalyan hükümeti tarafından global ölçekte rekabet gücünün arttırılması, İtalyan ürünlerinin imajının korunması amacıyla (made in Italy) çeşitli girişimler başlatıldı, özellikle promosyon faaliyetlerine ağırlık verildi.
Esasen, İtalyan ekonomisinin dış ticaret potansiyeli ve sanayi gücünü yatırımlara aktaramadığı gözleniyor. Dünyanın önde gelen sanayi ürünleri ihracatçısı olmasına karşılık yabancı yatırımlar bakımından aynı performansı gösteremedi. Bu durum İtalyan sanayinin ve üretiminin uluslararasılaşma alanında yaşadığı bazı güçlüklerden kaynaklanıyor. İtalya, ekonomisini güçlü tutmak ve dünya ekonomisi içerisindeki konumunu muhafaza etmek için daha fazla dışa açılmak zorunda. Ancak ülke ekonomisinin rekabet gücü yüksek sektörleri daha çok küçük ve orta boy işletmelere dayandığından, dışa açılma süreci diğer sanayileşmiş ülkelere göre ağır işledi ve İtalyan firmaları devlet desteği olmaksızın dış pazarlara yatırım yapmaktan uzun süre çekindi. Ancak 1990 yıllardan itibaren devletin KOBİ’lerin uluslararasılaşma faaliyetlerine çok yoğun destek verdiği gözlendi. KOBİ’lerin yurtdışı pazarlara açılması, rekabet gücünü ve üretim ölçeğini arttırması amacıyla ve her türlü promosyon teknik ve mali desteği sağlamak üzere sektörel ve bölgesel destek programları oluşturuldu. SIMEST, SACE ve FINEST gibi kuruluşlar vasıtasıyla şirketlerin yurtdışı faaliyetlerine mali destek sağlandı. Bu çerçevede, ihracat kredi ve garantisi, ortak girişimlere iştirak, pazara giriş teknik desteği, yabancı ülkelerdeki ihalelere katılım, feasbility ve teknik yardım programları uygulanıyor. Bunun sonucu olarak yurtdışındaki İtalyan yatırımlarında canlılık gözleniyor.
İtalya son dönemde AB’nin yeniden yapılanması içerisinde ve dünyada yaşanan yeni gelişmeler çerçevesinde AB içinde ve AB dışında dünya ölçeğinde birlikte hareket edebileceği kalıcı partnerler arayışı içerisinde ve bu yönde ileriye dönük çalışmalar yapıyor.
İtalya’nın son yıllarda gerek Akdeniz ve gerekse Doğu Avrupa ve Balkanlarda nüfus arayışı içinde olduğu ve bölgedeki gelişmeler içerisinde aktif rol üstlenmeye önem verdiği görülüyor. Bunun sonucu olarak Türkiye de dahil olmak üzere Akdeniz, Balkanlar, Rusya, gibi ülkelerle ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem veriyor. Son yıllarda İtalyan ilgili kurumlarının ticari ilişkilerin arttırılacağı ve yatırım yapılacak ülke değerlendirmelerinde Akdeniz ve Balkan ülkeleri ile Türkiye ağırlıklı olarak zikredilmeye başlandı. Sözkonusu ülkeler ile mevcut kültürel ve tarihi bağların ekonomik ilişkilere yansıtılması hedefleniyor. Nitekim, İtalya’nın sözkonusu ülkelerle ekonomik ve ticari ilişkilerinin hali hazırda ileri bir seviyeye ulaştığı gözleniyor. Balkan ülkelerinde yüzde 17 ve Kuzey Afrika ülkelerinde yüzde 12 gibi yüksek seviyede pazar payına sahip bulunuyor.
Diğer taraftan İtalya’nın, Rusya’da yüzde 8,4, AB içerisinde yüzde 5.7, ABD içerisinde ise, yüzde 2.2 Pazar payına sahip olduğu gözleniyor.
Nitekim, 2003 yılının son ayları içerisinde İtalyan Dış Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan 2004 yılı dış ticareti geliştirme ve tanıtım stratejisinin ana hatları hakkındaki Bakanlık Kararnamesi (Decretto Ministeriale), Türkiye de içinde bulunduğu Rusya, Çin, Brezilya, Balkan Ülkeleri ve Kuzey Akdeniz ülkeleri öncelikli ülkeler olarak belirledi. Bu çerçevede şirketlerin uluslararasılaşmasını destek için faaliyetlerin arttırılması için sözkonusu hedef ülke ve bölgelere yönelik stratejik programlar uygulanması öneriliyor. Bu çerçevede Rusya ile sanayi işbirliği ve yatırımların teşviki için pilot bir projenin 2004 yılında hayata geçirilmesine başlandı ve bir task force oluşturuldu.
Öte yandan, Balkanlar ve güneydoğu Avrupa’da entegre bir serbest ticaret alanı oluşturulması süreci İtalya tarafından yakından izleniyor ve destekleniyor. Sözkonusu ülkeler ticaretlerinin yüzde 22’sini İtalya ile yapıyor. Diğer taraftan, İtalyan hükümeti, bölge ülkeleri ile tarihsel ve coğrafi bağları sebebiyle Avrupa –Akdeniz Ortaklığının geliştirilmesine büyük önem atfediyor. Bu çerçevede Barselona sürecinin yeniden ivme kazanması, 2010 yılına kadar bölgede serbest ticaret alanının tamamlanması, Akdeniz’in iki yakasındaki ticareti geliştirmek ortak gümrük kuralları ihdas etmek ve fuar sistemlerinin entegrasyonu için bir forum kurmak konularının hayata geçirilmesi için yoğun çaba harcanacağı her fırsatta ifade ediliyor.
Bölge ülkelerinde özellikle rekabet gücünün ve arttırılması ve bölge içi yatırımların teşvik edilmesi amacıyla Avrupa Yatırım Bankası modeline benzer bir ‘Akdeniz Yatırım Bankası’nın kurulması, böylelikle katılımcı ülkelerin kalkınmaya yönelik ortak projelerinin desteklenmesi hedefleniyor. Banka’nın merkezinin Roma’da olması ve İtalya’nın bölge ilişkilerinde bir çekim merkezi haline gelmesi de İtalyan hükümetinin Akdeniz politikaları ile ilgili mevcut hedefleri arasında yer alıyor.
Kaynak: www.dtm.gov.tr
Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel