Son Eklenenler

advertisement


‘ESTETİK DÜNYASI’ Kategorisi Yazıları


Kim Kepçe??? Ben mi???

Kulak Estetiği

Yüzümüzde bulunan yapılardan biri olan kulaklarımızın görünümü yüz estetiğinin en önemli tamamlayıcısıdır. Kulakta en sık görülen estetik bozukluk, halk arasında “kepçe kulak” veya  “yelken kulak” diye adlandırılan şekil bozukluğudur. Kepçe kulak, kulak kıkırdaklarının zayıf olması nedeniyle kulak kıvrımlarının yeterli oluşmaması ve buna bağlı olarak kulağın öne, yana doğru açılı durduğu durumdur. Bu genelde aileden gelen bir şekil bozukluğudur.

Günümüzde pek çok kişinin özellikle okul çağındaki çocukların en büyük komplexlerinden biri olan bu durum kültürden kültüre değişiklik gösterir. Kepçe kulak batı toplumlarında bir alay konusu olmasına rağmen örneğin Japonya’da özellikle genç kızlarda sevimlilik, şirinlik ve güzellik belirtisi olarak kabul görmekte ve ayıp sayılmayıp tam tersine tercih nedeni olarak kabul edilmektedir. Kepçe kulak ameliyatı erkeklerinde yoğun talep ettiği bir estetik ameliyattır. Çünkü kadınlar saçları ile kulaklarını kolayca gizleyebildikleri halde erkekler kısa saçları nedeniyle bunu kolay saklayamamaktalar. Kulak estetiğinde bir diğer problem kulak memesinin küpe kullanımı ile zamanla yırtılması veya sarkarak göze hoş görünmemesidir.

Kepçe kulak dışında,ameliyat ile düzeltilebilecek başka kulak problemleri de vardır. Plastik Cerrahi kulak kepçesinin diğer sorunları ile de ilgilidir. Bu gibi durumlarda bir dizi ameliyatla vücudun diğer bölgelerinden kıkırdak alınarak yeni bir kulak kepçesi oluşturmak mümkündür. Bunlar kulak kepçesinin şeklinin normalden farklı olduğu durumlardır ki bunlarda ameliyatla düzeltilmektedir. Ayrıca doğuştan kulağı olmayanlara veya bir kaza sonrası kulağını kaybedenler için hastanın kendi kaburga kıkırdaklarından yeni kulak yapılabilir.

Neden olur… Kepçe kulak doğuştan olan ve ailesel olarak gelişen bir durumdur. Belirli bir nedene bağlı değildir. Herhangi bir rahatsızlık veya hastalık belirtisi değildir. Bazen yeni doğanda anormal olarak bir veya iki kulak olmayabilir. Diğer bir teoriye göre kanda dolaşan östrojen hormonu kulak kıkırdaklarını yumuşak olmasına neden olmakta bu da doğumdan hemen sonra kulak önü kaslarının çekmesiyle kulak kepçe görünüme dönmektedir.

Ne zaman Yapılmalıdır.   Kepçe kulak okula çağındaki çocukların kız veya erkek en büyük kabusudur. Çünkü okulda arkadaşları için alay konusu olurlar ve bu durum onların okul başarılarını ve sosyal ilişkilerini ciddi oranda etkiler. Okula uyum problemleri yaşarlar. İlerde bazen telafisi mümkün olmayan ciddi psikolojik problemlere bile neden olabilir. En iyi tedavi aileleri tarafından kepçe kulak tespit edilen bebeklerde doğumdan 2-3 hafta sonra devamlı olarak fakat doktor kontrolünde kulaklara bir elastik bandajın bir kaç ay süre ile uygulanmasıdır. Sonuç genellikle başarılı olur ve ilerde ameliyat gerek kalmaz.

Bu fırsatı kaçırmış olan çocuklarda ise en iyi tedavi zamanı ise ilkokula başlamadan yani 6 yaşında cerrahi olarak düzeltilmesidir. Çünkü okula başladığı zaman alay konusu olmadan ve psikolojik olarak olayın farkına varmadan tedavi olmuş olacaklardır. Kulaklar 4-5 yaşlarında gelişimini tamamladığı için 6 yaşında ameliyat olmalarında bir sakınca yoktur. Kişisel şartlara ve ailenin tercihine göre ameliyat daha sonraki yıllarda da yapılabilir, ancak okul öncesi ameliyat, çocuğun arkadaşları tarafından kulakları yüzünden alay konusu edilme olasılığını ortadan kaldırdığı için tercih edilmelidir. 5 yaşından itibaren her yaşta yapılabilir.

Erişkinlerde de yapılabilir mi… Erişkinlerde de kolaylıkla kepçe kulak düzeltme ameliyatı yapılabilir ve hiçbir sakıncası yoktur. Toplumuzda sosyoekonomik nedenlerle çocukluğunda tedavi edilmemiş hastalar ilerde erişkin olduklarında ve kendi maddi imkanlarına kavuştuklarında ameliyat olmaktadır.

Faydaları nelerdir… Kepçe kulak estetiği ameliyatı kulakların normal yerlerine gelmesini sağlayarak ciddi olarak kişinin görünümünü değiştirir. Bu durum kişinin kendine güvenini artıracağında ailesel ve sosyal ilişkilerini olumlu yönde etkileyecektir.

Anne babaların görevi… Çocuklarınızda bu durumu saptadığınızda bir doktorla görüşmenizde büyük yarar vardır. Eğer çocuğunuz okul çağında ise bu durumun çocuğunuzu etkileyip etkilemediğini araştırmalısınız çünkü bazen çocuklar bunu dile getirmezler ve sıkıntılarını içine atarak bunalıma girmelerine neden olabilir. Şayet çocuğunuz bu durumdan şikayet ediyorsa  onu ciddiye alıp ona yardımcı olmaya çalışmalısınız. İlerde ciddi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Ancak çocuklar kulaklarından şikayetçi değillerse ve bu ameliyatı ve değişimi kendileri istemiyorlarsa çocuklar ameliyat için zorlanmamalıdır. Kulakların şeklinden rahatsızlık duyan ve cerrahi isteyen çocuklar genellikle tedavi sırasında daha uyumlu olmaktadırlar.

Tedavisi nasıldır… Kulak estetiği ameliyatı ciddi riskler taşıyan bir müdahale değildir. Son derece basit ve kolay bir ameliyattır. Hastanın yaşına göre lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Hastanede veya kliniklerde yapılabilir. Hastanede kalmayı gerektirmeyen günlük bir cerrahi işlemdir. Cerrahın tercihine göre kulak önünden veya arkasında yapılır. Kulak kıkırdakları yeniden şekillendirilerek kulak geriye doğru yerleştirilir.

Ameliyat yapılan ameliyata göre 45-90 dakika kadar sürer. Ameliyattan sonra bir kulak bandını 1-2 hafta kadar takmak gerekir. Kesiler genellikle kulak arkasındaki kıvrımda kalacağından görünen bir iz kalmaz. Duymayı etkilemez. İyileşme 1-2 hafta içinde tamamlanır. Kulak memesinde oluşan yırtılma ve deliklerin genişlemesi yada sarkması yine lokal anestezi ile kolayca düzeltilebilir.

Kulak görünümü düzelen hastada psikolojik olarak büyük rahatlama görülür. Temel olarak bu  ameliyat halk arasında yeni yeni popülarite kazanmakta olup basit güvenli ve acısız olmasına karşılık  yüz estetiğinde ve kişinin ruhsal durumunda ciddi düzelme sağlayan kolay bir ameliyattır. Halk arasında kepçe  kulak denilen kulak deformitesi, çocuklarda veya erişkinlerde okul çağından itibaren  bundan utanma komplekslerine, bu da ciddi psikolojik sorunlara neden olmaktadır.
Düzeltme ameliyatı çocuklarda mutlaka okula başlamadan yani 5-6 yaş civarında yapılmalıdır. Çünkü okul da arkadaşlarına alay konusu olmakta bu da psikolojik bozukluğun derinleşmesine en azından çocuğun aklında bile yokken kepçe kulaklarının farkına varmaktadır. Erişkin yaşlarda da bu ameliyatın yapılmasında sakınca yoktur. Temel olarak bu  ameliyat halk arasında yeni yeni popülarite kazanmakta olup basit güvenli ve acısız olmasına karşılık  yüz estetiğinde ve kişinin ruhsal durumunda ciddi düzelme sağlayan kolay bir ameliyattır.

istanbulplast.com


Etiketler:

Dolgun Dudaklı Olanlar Bu Yazıyı Okumasınlar Lütfen!

Dudak Estetiği

Dolgun dudaklar neden hoşumuza gidiyor biliyor musunuz? Çünkü dolgun ve diri dudaklar güzellik simgesi olduğu kadar ayni zamanda gençliğin, çekiciliğin, doğurganlığın, seksiliğin, dişiliğin ve en önemlisi güzelliğin olmazsa olmazlarından birisi. Yüz güzelliğinde en önemli tamamlayıcı unsurlardan biri olan dudakların da güzel olması yüzün bütünlüğünü tamamlaması açısından çok önemli. Dudakların büyüklüğü, dolgunluğu, ince veya kalın olması yüzün diğer elemanları olan burun, yanaklar, gözler, kaşlar, çene ve dişlerle uyumlu ve orantılı olmalıdır. Kalın ve dolgun dudaklar gençliğin ifadesi olduğu kadar incelmiş ve gevşemiş dudaklar yaşlılık ifadesidir. Dudaklar yüzün estetik görünümünde çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle dudakların diri ve dolgun görünmesi yüzümüzdeki gençlik ve sağlık ifadesini güçlendirir.

Dudaklar kimilerinde doğuştan yani ailesel olarak ince ve belirsizdir. Kimilerinde ise yaşlanmaya bağlı olarak dokuların erimesiyle incelir ve kırışarak dolgunluk ve diriliğini kaybeder. Dokuların gevrekliği ve dolgunluğunun azalması yüzdeki deri, kas ve yağ miktarlarının azalması ve erimesi sonucudur. Yüz derisi ve bununla beraber diğer yapılar yanaklar, boyun derisi, göz kapakları, kaşlar ve tabii ki dudaklar yerçekimi ile aşağı doğru sarkar. Dudakların sarkması ile bu tip hastalarda güldükleri ve konuştukları zaman alt dişler görünür hale gelir ki alt dişlerin görülmesi (dental show) yaşlılık ifadesidir. Gençlerde ise durum tam tersine güldükleri ve konuştukların da üst dişler daha görünür haldedir ve alt dişler görünmez. Bu da genç yüz ifadesidir.

Kimlere uygulanır? Dudakları yapısal olarak ince olan ya da zamanla incelen, kalın ve dolgun dudaklarla yüzündeki gençlik ve güzellik ifadesini güçlendirmek isteyenler yada daha diri ve dolgun dudaklara sahip olmak isteyenler tarafından tercih edilir. Dudakları ince ve kırışık olanlar kadar örneğin siyah ırktan olan hastalar gibi dudakları normalden kalın olanlarda inceltme ameliyatları da yapılmaktadır. Bir de dudak kanserine bağlı olarak dudaklarının bir kısmı alınmak zorunda kalınan hastalarda da yeniden dudak yapmaya yönelik ameliyatlar da yapılmaktadır ki bu tip dudak onarım ameliyatları estetik kadar fonksiyon açısından da büyük önem taşımaktadır.

Nasıl Yapılıyor? Amaç dudakları kalınlaştırmak ve konturlarını daha belirgin hale getirmek, kırışıklıkları azaltmak ve dolgunlaştırmaktır. Ancak doğal bir görünümün de korunması başlıca hedeflerindendir.
Dudakları kalınlaştırmak ve kırışıkları düzelterek dolgunlaştırmak için pek çok yöntem bulunmaktadır. Bunları yöntemleri 3 ana grupta inceleyebiliriz.

1. Yabancı dolgu malzemeleri:

Sıvı Silikon ve Silikon Yağı: Yüz dokularına enjekte edilerek kullanımı 1960-70 ler de popüler olmuştur. Dudak kalınlaştırmada yıllardır kullanılmakta olan sıvı silikon ve silikon yağı içerdiği olumsuzluklar ve uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olmasından dolayı artık günümüzde kullanımı Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direk doku içine enjeksiyonu yasaklanmış ve kullanılmamaktadır. Burada ki uygulama meme ameliyatlarında yapılandan farklıdır. Meme ameliyatlarında jel silikon kalın bir kılıf içinde meme altına yerleştirilmekte ve istendiğinde çıkarılmaktadır. Hiçbir sakınca içermemektedir. Ancak dudağa enjekte edildiğinde bu silikon sıvı olduğu için doku aralarına yayılmakta ve çıkarmak imkansız hale gelmektedir. Dudak dokusunda enflamasyona neden olmakta ayrıca sürekli yer değiştirdiği için hastalarda şekil bozukluğuna yol açmaktadır. Ülkemizde bazı otel odalarında, evlerde ve bazı güzellik salonlarında gizli olarak bazı yetkisiz kişiler bu tip silikon dolgusu yapmaktadırlar. Bu nedenlerle dikkatli olunmalı kesinlikle yaptırılmamalıdır. Ülkemizde hiçbir plastik cerrah yüze sıvı silikon veya silikon yağı enjeksiyonu uygulamamaktadır.

Geçici dolgu maddeleri; Kollajen, Hyalurinik asit gibi maddelerden oluşan zararsız malzemelerdir. Kollajen sığır derisinden elde edilmektedir. Deli dana hastalığının ortaya çıkışı ile kullanımı neredeyse durmuştur. Ayrıca hayvan proteini olduğu için alerji riski vardır, test yapılmadan kullanılmaz. Yüzdeki kırışıklıkları düzeltmek için de uygulanan Hyalurinik asit en yaygın olarak kullanılan malzemedir. Restylane® denilen ve iğne ile enjekte edilen Hyalurinik asit kullanıldığında uygulama çok basittir ve hasta hemen normal hayatına döner. Uygulama sonrası 4-6 ay kadar kalıcı olur ve bu sürenin sonunda tekrarlamak gerekir. Kimyasal olarak elde edilmektedir ve alerji yapmaz, risksizdir. Bu maddeler derinin hemen içine enjekte edilir. Dudak kenarlarını dikleştirmek ve belirginleştirmek için kullanılırlar. Daha fazla kalınlaşma gereken durumlarda yetersiz kalırlar. 4-6 içinde vücuttan eritilerek atılır. Yani etkisi geçicidir ve her 6 ayda bir yaptırmak gerekir.

Bu tip iğne ile yapılan ve vücuttan atılmayan yani kalıcı olarak düzelme sağlayan pek çok kimyasal madde vardır. Bunlar vücutta 4-5 yıl kadar kalabilmektedir. Böyle enjeksiyon tipi uygulamalar son derece basittir. Yapıldıktan hemen sonra hasta normal günlük hayatına devam edebilir.

Diğer katı formdaki dolgular; Bunlar enjekte edilenler gibi enjektörle değil ufak bir ameliyatla yerleştirilen malzemelerdir. Alloderm insan derisinden elde edilir. Konulduktan sonra 1 yıl içinde eriyerek kaybolur. Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştirilir. Konulduğu şekilde kalır ve şeklini muhafaza eder. Sakıncası ise zamanla dudağı delerek dışarı çıkabilmesidir.

2. Hastanın kendi dokuları ile doldurmak… Dudak kalınlaştırma ve dolgunlaştırma hastanın kendi vücudundan alınan dokularla da yapılabilir. Bunlar;
Yağ Hücreleri: Hastanın kendi vücudundan çekilerek alınan yağ hücreleri dikkatli bir işlemden geçirildikten sonra dudaklara ve eğer gerekiyorsa başka kırışıklıklara enjekte edilir. 3-6 ay içinde konulan hücrelerin % 20-30 u geriye kalır. İşlem birkaç defa tekrarlandığında etkili bir dudak kalınlaştırma sağlanabilir. Hiçbir zararı yoktur alerji vs.. gibi riskler içermez. İşlem lokal anestezi altında yapılır. Şişlikler birkaç günde geçer. Son derece kolay bir uygulamadır. Fazla dolgunluk gerektiren durumlarda oldukça etkilidir.

Deri Hücreleri ; Hastanın kendi vücudundan örneğin, karın veya meme küçültme ameliyatı sırasında çıkan derilerden veya daha önceden vücutta kalmış yara izlerinden çıkan skar dokusundan alınan deri altı dokusu ve yağ hücreleri karıştırılarak doku kokteyli şeklinde dudaklara enjekte edilir. Bu yöntemde konulan hücrelerin bir kısmen eridiği için 2-3 defa tekrarlamak gerektirir. Zararsız ve en iyi yöntemlerden birisidir. Alerji riski yoktur.

3. Dudakları ameliyat ile yeniden biçimlendirmek. Dudakları dolgu maddesi kullanmadan basit ameliyatlarla kalınlaştırmak mümkündür. Pek çok teknik mevcuttur. Bu yöntemlerden uygun olanı plastik cerrah hastanın dudak yapısına ve durumlarına göre seçer. En iyi ve kalıcı sonuçlar bu tekniklerle alınır. Diğerleri gibi geçici değildir. İyileşme 2-5 günde tamamlanır. Lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlardır.
Martı kanadı tekniği: Burada amaç dudak kenarını yukarı taşıyarak dudağı genişletmektir.Kesi üst dudak kenarından ve yükseltilmek istenilen üst kısımdan yapılır ve daha sonra arada kalan deri çıkarılır ve dudak derisi üstteki cilde dikilir ve dudağın pembe kısmı yukarı doğru kalkmış olur. Bu teknik çok ince dudaklar ve dudak kenarları çok kırışık olan hastalar için mükemmel bir çözümdür. Sonuç kalıcıdır.

Boğa boynuzu yada burun altı dudak kaldırma: Burnun hemen alt kenarından kıvrımlara uygun olarak boğa boynuzu şeklinde kesilerek bir miktar deri çıkarılır ve deri yeniden dikilerek dudak yukarı doğru asılmış olur. Burun altında ince bir kesi izi kalır. Bu teknik üst dudak derisi geniş olan hastalarda bu mesafeyi kısaltmak için de kullanılır. Böylece üst dişlerin görünmesi sağlanmış olur. Sonuç kalıcıdır.

Paris dudak: Dudak kenarları ve filtrum denilen üst dudakta burun altında kalan çukurluğun kenarlarının dolgu maddeleri veya yağ hücreleri ile belirginleştirilerek yapılan dudağa veilen isimdir.Dudak kenarları belirgin ve dolgundur.

V-Y tekniği: Üst ve alt dudaklara ağız içinden V şeklinde kesiler yapılarak sonrada Y şeklinde dikilerek dudaklar dolgunlaştırılır. Sonuç kalıcıdır. Değişmez.

Dudak Asma: Burun içinden yapılan küçük bir kesiden geçirilen dikişler dudaktan da geçirildikten sonra bağlanır ve dudak yukarı doğru kaldırılır. Görünen bir iz kalmaz. Oldukça etkili bir yöntemdir.

Yüzde bütünlüğü tamamlaması açısından en önemli unsurlardan olan dudakların estetiği alınan etkili sonuçlar ve basit uygulama yöntemlerinden olması nedeniyle oldukça popülerdir.

istanbulplast.com


Etiketler:

Yorulan Göz Kapaklarınıza Gençlik İksiri

Göz Kapağı Estetiği 

(Blepheroplasty)

Yaşlanmaya bağlı olarak dokulardaki erime, gevşeme ve sarkmalar göz kapaklarında da görülür. Ayrıca genetik faktörlere bağlı olarak, pek çok genç insanda da, göz altlarında torbalanmalar  ve/veya üst kapaklarında kötü biçimlenme kişinin yaşlı ve yorgun görünmesine neden olur.

Göz altı morlukları burada torbalanmaya neden olan yağları besleyen damarların sıkışması sonucu kan göllenmesi yapar. Yani genellikle göz altı morluklarını burada damarlarda biriken kan yapmaktadır. Ameliyatla bu yağların yerleri düzelirse bu morluklar da ortadan kalkar. Bu problemin düzeltilmesi ile gözlerin ve yüzün görünümünü ciddi bir şekilde ve hatta tüm yüz ifadesinin daha canlı, etkili, genç, güzel ve dinamik görünmesini sağlar.

Blefaroplasti de denilen göz kapağı cerrahisi ile alt ve üst kapağındaki fazla deri ve yağlar, göz altındaki torbalanmalar , göz kapaklarındaki sarkmalar gibi biçim bozuklulukları giderilir. Böylece kişiye genç ve dinlenmiş bir görünüş kazandırılır. Bu ameliyatla göz kapağı ve gözün dış kenarındaki ince kırışıklıklar da bir miktar azalır. Bu ameliyat kadınlar kadar erkekler tarafından oldukça sık talep edilmektedir.

Aşağıdaki özelliklere sahip olmanız ameliyat için uygun bir aday olduğunuzu gösterir.:

Üst gözkapaklarının doğal çizgisini örten deri fazlalığı
Üst gözkapağı derisinin, görmeye bile engel olacak derecede sarkması
Alt gözkapağında torbalanma ve kırışık
Göz altında , halka ve morluklar
Alt gözkapağının irisin altındaki göz akını gösterecek kadar sarkması.
Gençlerde bu ameliyat genellikle sadece gözkapağının altındaki yağ dokusunu almak amacıyla uygulanır . Daha ileri yaşlarda ise deri sıklılığını kaybetmiş  olduğundan daha fazla deri alınabilir.

ÜST KAPAK: Sarkık deri üst kapakta daha fazladır. Bu fazla deri ağırlığı nedeniyle kirpik çizgisinin aşağıda durmasına neden olarak hastanın görüş kalitesi ve görme alanını bozar. Kişi bu duruma alıştığı için farkına varmaz ancak kaşlarını çatarak bakmasına ve sebepsiz baş ağrılarına neden olur. Ayrıca “Kaş kaldırma ve alın germe”  yöntemi ile  düşük  ve aşağıda duran kaşların düzeltilmesi de ihtiyaca göre yapılabilir.

ALT KAPAK: Göz çukurundan fırlamış yağ torbalanmaya ve göz altında mor, siyah halkalara neden olur. Bu yüze yorgun ve yaşlı bir ifade verir. Gençlerde olursa genetik, yaşlılarda olursa yaşlanmanın bir parçasıdır. Bu yağların Lazer yardımı ile çıkarılması veya yerine itilmesiyle kişinin yorgun ve yaşlı görünümü düzelir, dinamik ve genç bir görünüm kazanır.

Göz Altı Torbaları ve Kapağı Cerrahisi

AMELİYAT SÜRECİ

Üst ve alt kapaklar beraber bazen de hastanın ihtiyacına göre ayrı ayrı da yapılabilir. İki problem vardır, torbaya neden olan sarkık yağlar ile sarkık cilt ve dokular. Genel ya da lokal anestezi altında yapılan gözkapağı ameliyatların da , fazla deri sarkmalarını ve gözaltlarındaki torbaları almanın yanı sıra , sarkmış kaslarda düzeltilebilir.

Muayenehanede veya hastanede yapılabilen bu ameliyat, kapsamına bağlı olarak 1–2  saat bazen daha uzun sürer . Alt ve üst kapaklarından yağ kitlelerinin bir kısmı çıkartılır . Üst kapaktaki kesiler, doğal hat ve kıvrımlar takip edilerek açılır ve genelde gözün dış kenarına göz kuyruğuna kadar uzatılır. Alt gözkapağında ise genellikle kirpik diplerinde kesiler açılarak göz kuyruğuna kadar uzatabilir. Cerrah, kesi boyunca çalışarak deriyi alttaki doku ve kastan ayırır, açığa çıkan fazla kas ve deriyi alınır. Torbalanmaya neden olan yağlar fazla ise bir kısmı alınıyor kalanlar ise göz altındaki kemik üzerine yayılarak halkalı görünüm düzeltilir. Kesiler dikişlerle kapatılır.

AMELİYAT SONRASI NORMALE DÖNÜŞ

Ameliyat sonrası nemli gazlı bezle pansuman yapılıyor. Ameliyattan sonra bir miktar hassasiyet ve rahatsızlık olabilir. Hafif bir ağrı hissedilirse ameliyat sonrası birkaç gün ağrı kesici alınabilir. Göz banyosu yapılmaz, gözkapağı derisi ince olduğundan ameliyat sonrası hızla şişip morarabilir.

Şişme ve morarmayı önlemek amacıyla yüksek yastıkta yatmanız ve gözlerinize soğuk kompres yapmanız önerilir. Şişme ve morarma ilk hafta gerilir . Gözkapağında meydana gelen renk değişimi hafif bir makyajla kapatılabilir. Ameliyattan sonra kısa bir süre gözyaşı salgısı artabilir ve parlak ışığa karşı hassasiyet olabilir. Ameliyatın ertesi günü ayağa kalkabilirsiniz ancak işinize ne zaman döneceğiniz iyileşme hızınıza ve kendinize bağlı günlük yaşamınıza yeniden başlamanız için cerrahınız size uygun bir program önerilir . Kısa sürede iyileşebilmek için 2-3 hafta aşırı hareket etmekten , öne eğilmekten kaçınmanız gerekir . Bu süre içinde renkli camlı gözlüklerle gözlerinizi rüzgar ve güneşten korumanızda yarar var. Yara izi ise 6-8 ay içerisinde zor fark edilir hale gelir.

Genellikle lokal anestezi altında ve CO2 Lazer  yardımı ile kanamasız ve ağrısız olarak  yapılmaktadır.  Sonra hasta evine rahatlıkla gider, önemli bir ağrı olmaz. Dikişler 3-5 gün içinde alınır. Hasta günlük hayatına 3-4 gün içinde dönebilir.

Hastaya fazla bir zahmet vermeyen fakat, yüz estetiğinde ciddi düzelme ve gençleşme sağlayan kolay bir işlemdir.
istanbulplast.com


Etiketler:

Sizi Terkeden Saçlarınıza Yeniden Kavuşmanız Mümkün

Saç nakli nedir?

Saç nakli, saçin basin arka bölgesinden alinip saç kaybi olan bölgeye nakledilmesi operasyonudur.
Donor dominant (baskin verici) olarak adlandirilan basin yan ve arka bölgelerindeki saçlar hayat boyu uzamaya devam eder ve dökülmezler. Bu saçlarin saçsiz bölgeye nakledilmesi uzama veya dökülmeme yeteneklerini degistirmez. Diger bir tanimlama ile saç köklerinin dökülmesi veya dökülmemesi bulundugu yerin özelligine bagli degil tamamen kendi genetik özelligine baglidir. Donor dominansi veya baskin vericilik, saç naklindeki basariyi saglayan bilimsel temeldir.

Saç nakli cerrahisine uygun adaylar, basinin yan ve arka bölgelerinde yeterli miktarda saç olan kisilerdir. Modern tekniklerin saç nakli cerrahisini gelistirmesi ile birçok erkek geçmiste saç nakli cerrahisine uygun aday degilken bugün uygun aday haline gelmistir. Geçtigimiz on yil içinde saç nakli cerrahisi önemli gelismeler kaydetmistir. Büyük graftlarin kullanimi ile olusturulan dogal olmayan görüntüler yerlerini, küçük boyuttaki graftlarin kullanimi ile dogal görünümlere birakti.

Degisebilen ölçülerdeki graftlar ile birlikte gelisen yeni aletlerin kullanimi, saç nakli uzmanlarina her kisiye uygun dogal saç görünümünü gerçeklestirme olanagini sagladi. Tek saç içeren graftlar en iyi ve en yumusak görünüme sahiptir. Çok fazla yogunluk saglamamalarina ragmen inceden kalina dogru bir geçis saglarlar. Saçi dökülmemis bir kisinin saçi incelenirse alnin en ön kisminda çok sayida tek saç görülür. Mikrograftlar 2-3 saç içeren küçük graftlardir ve saç çizgisinin arkasina yerlestirilerek yogunlugu yavasça arttirirlar. Minigraftlar 4 ya da daha fazla saç içerirler ve saç çizgisinin arkasina yerlestirilerek saç çizgisine yerlestirilen mikrograftlardan daha büyük graft olan minigraftlara dogru dogal bir yogunlasma elde edilir.

sacbakimi.org


Etiketler:

Kısa Boylu Olabilirsiniz ama Bu, Hep Öyle Kalacağınız Anlamına Gelmez!.

Tıbbi yöntemlerle boy 35 santim uzatılabiliyor

Kısa boylu yaşamak zorunda değilsiniz. Pek çok kişi çarpık bacaklardan, boy kısalığından, hatta topallamaktan ameliyatla kurtulabiliyor. Türkiye’de de uygulanan bu yöntemin adı; İlizarov Bu teknikle ameliyat olan insanların hayatı değişiyor. Çocuk yaşlarda duran boy uzamasını kader zannedenler, operasyonun ardından 35 santime kadar uzayarak, hayallerindeki görünüme kavuşuyorlar

Kısa boy sorunundan, hatta cücelikten ameliyatla ve ilaçla kurtulmanın formülünü artık doktorlar biliyorlar. Bu yazı dizisinde; Türkiye’de yüzlerce kişiyi kısa boylu yaşamaktan kurtaran uzmanlar; Doç. Dr. Metin Küçükkaya, Dr, Önder Ofluoğlu ve Prof. Dr. Mehmet Kocaoğlu boy uzatmanın cerrahi yollarını ayrıntılarıyla gösteriyorlar. Boy uzatma teknikleri sayesinde tedavi olanlar ise, yaşamlarının nasıl değiştiğini anlatıyor. Ancak, boy uzatmak için yalnızca ameliyat olmak gerekmiyor. Prof. Dr. Hülya Günöz, büyüme geriliği erken fark edildiğinde, bu durumun ilaçla tedavisinin nasıl mümkün olduğunu açıklıyor. Boyunun kısalığını kader zannedenler, bu yazı dizisi sizin için… Hangi yaşta olursanız olun, boy problemi sağlığınızı tehdit ediyorsa, uzatmanın yolu var…

Şişli Etfal Hastanesi 1. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, Florence Nightingale Ortopedi ve Travmatoloji Ekibi’nden Doç. Dr. Metin Küçükkaya, İlizarov adı verilen boy uzatma yöntemini Türkiye’de en fazla uygulayan doktorlar arasında bulunuyor. Doç. Dr. Metin Küçükkaya, boy uzatma ameliyatlarındaki son teknikleri anlattı…

Boy uzatma ameliyatları kimlere uygulanabiliyor?
‘İlizarov’ aslında ortopedi ve travmatolojide çok yaygın kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemin uygulama alanlarından biri boy uzatmadır. Ancak, aynı zamanda normal kırıkların tedavisinde, bacak eşitsizliklerinde, kaynamayan kırıklarda, kemik enfeksiyonlarında ve çeşitli nedenlerle kemiğin kaybolduğu durumlarda da uygulanıyor. Kol ve bacaklardaki bütün şekil bozukluklarına tatbik edilebiliyor.

Bu tedavi yönteminin en zor uygulama alanı cücelikler midir?

İlizarov aslında teknik olarak uzmanlık gerektiren bir yöntemdir. Bunların içinde en zor uygulama alanı; ayak şekli bozukluklarıdır. Yani; doğumsal ya da sonradan kazalar sonucu oluşan, özellikle de yanıklar gibi durumlarda ortaya çıkan ayak deformasyonlarıdır. İlizarov yönteminin en kolay uygulama alanı ise; kırıkların tedavisidir. İkinci kolay uygulama alanı olarak ise ‘boy uzatma’ gelir. Boy uzatmada, uzatılan kemik sayısı arttıkça yani, aynı bacakta uzatma miktarı arttıkça karşılaşılan sorunlar da artar.

Ne gibi riskleri var?
Bütün hastalara gösterip imzalattığımız bir formumuz bulunuyor. Bu formda bütün riskleri anlatıyoruz. Her uygulamadan önce bir saat hastayı bilgilendiriyoruz. Ayrıca, hastalar birbirlerini görerek uygulama hakkında bilgi alabiliyorlar. Risklerin hangileriyle mutlaka karşılaşacaklarını ya da hangileriyle karşılaşma olasılıkları bulunduğunu açıklıyoruz. Çünkü tedaviyi yarım bırakma durumu, başarısızlık anlamına geliyor. Tel diplerinde enfeksiyon, eklemlerde hareket kısıtlığı yaşanması, ağrı olabiliyor. Ancak bunların hiçbiri kalıcı problem yaratmıyor ve tedavinin başarısını engellemiyor.

İki bacak birden uzatılacaksa, orantısızlık yaşanabiliyor mu?
Yaşanıyorsa tedavi başarısız olmuş demektir. Çünkü uzama oranlarını önceden planlıyoruz. Bu planlara göre uygun tedavi programı uygulanırsa, böyle bir durum oluşmuyor.

Bacak uzatmak için hangi teknikleri uyguluyorsunuz?
Şu anda üç farklı teknik kullanılıyor. Sadece dışardan cihaz takarak bacağını uzattığımız hastalar var. Kemiğinde enfeksiyonu bulunan, deformasyonu olan, kemiğin içine çivi koyamayacağımız durumlar için bu yöntemi tercih ediyoruz. İkinci teknik; kemiğin içine çivi yerleştirerek, onun üzerinden cihazla uzatmak. Bu yöntemi sorun olmayan uyluk ve kaval kemiği uzatmalarında tercih ediliyoruz. Yöntemin avantajı; dışarıda cihazın çok daha kısa süre kalması, böylece çok daha konforlu bir tedavi sağlıyor. Üçüncü teknik ise; bacağın içine kendiliğinden uzayabilen çivi yerleştirerek uzatma tekniği. Ancak pahalılığı ve güvenilirliğinin sınırlı olması nedeniyle, son derece sınırlı hastada kullanılabiliyor.

Tedavi ne kadar sürüyor, boy uzarken hastaların sürekli yatması mı gerekiyor?
Bir santimetre kemik uzunluğu elde etmek için tedavi süresi 30 ile 40 gün arasında değişiyor. Hastanın boyu 5 santim uzayacaksa, 150 günlük bir tedavi süreci gerektiriyor. Boy aslında 50 günde uzuyor. Ancak, kemiğin tam olarak iyileşmesi için 150 gün gerekiyor. Bu süre içinde hastalar doktor takibine alınıyor. Bacaklarında cihaz taşımaları gerekiyor. Ancak bu şekilde yataklı tedaviye gerek kalmadan bol bol hareket etmelerini, hatta yürümelerini tavsiye ediyoruz.

En fazla kaç santim uzama elde edilebilir?
Otuz beş santimle dünyada bildiğimiz en uzun kemik uzatma yöntemini gerçekleştirdik. Tümörlü dokuyu çıkartarak, kalan boşluğu 35 santim kemik uzatarak doldurduk. Ancak bu yöntem her zaman uygulanamıyor. Özellikle iki bacakta uzatma yapılması gerektiğinde, en fazla 10-12 santim tek seferde uzatabiliyoruz. Bu bazı hastalar için yeterli olmadığında, tedavi birkaç aşamada tekrarlanabiliyor. Toplam uzunluk miktarı çocukluktan itibaren tedaviye başlandığında 30 santime ulaşabiliyor.

sabah.com


Etiketler: -


Kapat
E-posta ile paylaş