
‘DİN VE AHLAK’ Kategorisi Yazıları


• Bıçak kullanırken çatal sol, bıçak sağ elle tutularak kesme işi yapılır.
• Masada çatal sola, kaşık ve bıçak sağa yerleştirilir. Bıçak, kaşık ile tabak arasına konur. Bıçak sağ elle tutulur ve işaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına dayatılıp kesme işi yapılır. Bıçağı kullandıktan sonra masaya bırakmamalı, tabağın üst yarısına, size doğru yanlamasına ve keskin tarafı içe gelecek şekilde koymalıdır.
• Çatal ise kullanıldıktan sonra tabağın üzerine, bıçağa paralel ve soluna, çatalın sapı sağda ve ağzı yukarı doğru ya da bıçağı dik olarak konur.
• Kaşık, bıçak gibi kullanılır. Esasen kahvaltı hariç, kaşık sofrada sadece yemeğin başlangıcında çorba için gereklidir. Görgülü bir ev sahibi özel yemeklerde veya aile arasındaki yemeklerde kaşığı bıçağın sağına yerleştirir.
• Yukarıdakilerden başka masa düzeninde salata veya tatlı için çatal balık çatalı, tatlı kaşığı, buzlu içecek kaşığı, çorba ve çay kaşığı kullanılabilir.
• Salata ve çere çatalı normal yemek ,çatalından kısa olup her iki işte de kullanılabilir. Salata yemekle beraber verilecekse çatal, yemek tabağının sol, yemek çatalının iç tarafına konur. Özel yemeklerde salata çatalı yemek çatalının dış tarafına konabilir.
• Balık çatalı diğerlerine oranla daha kısa ve düz olup kaşığın sağ tarafına yerleştirillr.
• Tatlı kaşığı, tatlı tabağı içerisine konur. Fakat daha önceden de masadaki yerine konabilir.
• Çorba kaşıkları çorba tabaklarının sağ tarafında olup diğerlerine oranla en uzun saplı olanıdır.
• Büyük servis çatal ve kaşıkları, servis masalarında servis edilecek yemek tabaklarında bulunur. Tabağınıza servisi kendiniz bunlarla yapmalısınız.
• En resmi masalarda bile üçten fazla çatal ve gene üçten fazla bıçak bulundurulmaz. Ancak gerektikçe kullanılacağı yiyeceklerle beraber servis yapılır.
• Özellikle öğle veya akşam yemeklerinde, bütün konuklar için masaya önceden yerleştirilmiş bir servis tabağı bulunur. Bu tabak öteki tabaklara göre daha büyükçe olup, sonradan servis edilen tabaklar bunun üzerine konurlar.
• Salata tabakları daha çok düz ve yuvarlak olurlar. özel yemeklerde yemek, salata ile aynı tabakta servis edilebilir.
• Çorba, tatlı ve meyva tabakları, daima bir başka tabağın içinde servis edilir.
• Sürahi, bıçakların üst tarafına konur ve su bardakları, konuklar yerlerini almadan doldurulur.
• Şarap bardakları sürahinin sağına ve masanın kenarına yakın yerleştirilir.
• Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde servis tabağının içine konur. Masaya oturonca ev sabiresi, peçeteyi alır almaz siz de onu takip etmeli ve peçeteyi sağ üst köşesinden tutarak a.çıp dizlerinize yerleştirmelisiniz. Peçeteler kullanıldıktan sonra resmi yemeklerde tabağın sağına bırakılabilir. Özel yemeklerde kağıt peçete konmuşsa, bunlar tabağın sağına bırakılır. Kağıt peçeteleri elinizde buruşturup topaç haline getirmek ayıptır. Resmi yemeklerde sofraya oturduktan sonra tabağa el sürmek veya hele garsonun işini kolaylaştırmak için ona uzatmak görgüsüzlüktür. Konuk hizmet etmez. Konuklara hizmet edilir ve esasen bu maksatla davet edilmişlerdir.
• Yemekten sonra peçetelerin katlanması, ev sahibınden bir davet daha istediğiniz anlamına geldiğinden uygun değildir. Yemek esnasında masadan kalkmak gerekirse, peçete sandalye üzerine veya masanın size ait boş yerine bırakılabilir. Peçeteye ağzını, etrafa göstermeden silmeli ve peçetenın yağlanan veya kirlenen kısımlarını diğer konuklardan gizlerneye çalışmalıdır.


-«Ya Rasûlellah: Kadir Gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?» diye sordu.
Peygamberimiz şöyle buyurdu:
-«De ki: Ya Rab; sen çok affedicisin, affetmeyi seversin, beni afffet.» (64)
Sevgili Peygamberimizin öğrettiği bu duayı, biz de Kadir Gecesinde tekrar edelim.
Kandil gecelerini; Allah rızası için namaz kılmak, Kur’an okumak, Peygamberimize salât ve selâm okumak, günahlarımızın bağışlanması için Allah’tan af dilemek, dünya ve ahirete ait dileklerimiz için dua etmek ve yapacağımız yardımlarla yoksulları sevindirmek suretiyle değerlendirmeliyiz.
Dipnotlar:
(32) Bakara sûresi, 222.
(33) Meşariku’l-Envar, c. II, s. 107.
(34) Neseî Tahare
(35) Meşarık, c. II, s. 107
(36) Tirmizi, Edeb
(37) Riyazu’s-Sâlihîn, c. III, s. 282.
(38) Resimlerle abdestin alınışı kitabın sonuna konulmuştur, oraya bakınız.
(39) Keşfu’l-Hafa, c. II, s. 31
(40) Buhari, c. II, s. 475
(41) Ankebût sûresi, 45.
(42) Keşfu’l-Hafa, c. II, s. 203
(43) Nisa sûresi, 103
* Sabah ezanında Hayye ale’l-felâh’tan sonra iki kere, “Essalâtü hayrun minennevm” okunur.
(44) Namazda okunan dualar ve bazı sûreler kitabın sonuna konulmuştur.
(45) Sabah namazının farzının resimlerle kılınışı kitabın sonundadır, oraya bakınız.
(46) et-Terğib, ve’t-Terhib, c. I, s. 214.
(47) Riyazü’s-Salihin, c. II, s. 467
(48) Bakara sûresi, 183
(49) Riyazü’s-Salihin, c. II, s. 489
(50) Keşfu’l-Hafa, c. II, s. 33.
(51) Hayat Ansiklopedisi, Oruç Maddesi.
(52) Riyazü’s-Salihin, c. II, s. 495.
(53) et-Terğib ve’t-Terhib, c. II, s. 81.
(54) et-Terğib ve’t-Terhib, c. I, s. 520
(55) Riyazü’s-Salihin, c. II, s. 521.
(56) Şafi Mezhebine göre; yanında kocası veya mahremi olmayan kadın, güvenilir iki veya daha fazla kadınla birlikte farz olan haccını yapar
(57) et-Terğib ve’t-Terhib, c. II, s. 155.
(58) Riyazü’s-Salihin, c. II, s. 439.
(59) a.g.e., c. II, s. 444.
(60) Câmiu’s-Sağir, c. V, s. 131.
(61) Câmiu’s-Sağir, c. III, s. 454
(62) et-Terğib ve’t-Terhib, c. II, s. 119
(63) et-Terğib ve’t-Terhib, c. II, s. 119.
(64) Riyazü’s-Salihin, c. II., s. 467.


Ramazan ayının 27. gecesi “Kadir Gecesi”dir. İnsanlara dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren dinimizin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim Peygamberimize Ramazan ayı içinde Kadir Gecesinde inmeye başlamış, Hz. Muhammed (s.a.s.)’e peygamberlik görevi bu gecede verilmiş ve İslâm güneşi bu gecede doğmuştur. İşte bu önemli olaylar Kadir Gecesine büyük bir şeref vermiş, üstün bir değer kazandırmıştır.
Kadir gecesinin bin aydan daha haylırlı olduğu Kur’an-ı Kerim’de açıkça bildirilmiştir. Sevgili Peygamberimiz de bu gecenin fazileti hakkında şöyle buyurmuştur:
«Kim ki, faziletine inanarak ve mükâfatını Allah’tan bekleyerek Kadir Gecesini ibadetle geçirirse geçmiş günahları bağışlanır.» (63)
Kadir Gecesi biz mü’minlere Allah Teâlanın büyük bir lütfu ve sonsuz rahmetinin eseridir. Bu geceyi Allah rızası için namaz kılarak, Kur’an okuyarak ve dûa ederek en iyi bir şekilde değerlendirmeliyiz.


Şaban ayının onbeşinci gecesi “Berat Gecesi”dir. Borçtan, suç ve cezadan kurtulmak anlamını taşıyan Berat, günahlardan kurtuluş gecesi demektir.
Bu gece yüce Allah’ın, kendisine yönelip af dileyen mü’minleri bağışlayarak kurtuluş beratı verdiği bir gecedir. Bu geceyi şuurlu bir halde geçirerek dileklerimizi Allah’a sunmamızı isteyen Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
«Şaban ayının onbeşinci gecesi olduğu zaman, o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünü de oruç tutunuz. Çünkü, Allah Teâlâ, o gece güneş doğuncaya kadar, dünyaya rahmetle tecelli ederek şöyle buyurur:
- Yok mudur bağışlanmak isteyen, bağışlayayım?
- Yok mudur rızık isteyen,rızıklandırayım?
- Yok mudur dert ve musibete yakalanan, şifa vereyim?
- Daha ne gibi dilekleri olan varsa istesinler vereyim.» (62)
Öyle ise Rabbimizin müjdesine kulak vererek bizlere tanınan bu fırsatlardan yararlanmalıyız.


Allah,’ın dâveti üzerine Sevgili Peygamberimiz bir gece Mekke’deki Mescid-i Haramdan Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülmüş, oradan Cebrâil ile birlikte bütün gökleri aşarak “Sidretül’münteha” denilen makama yükselmiştir. Peygamberimiz (s.a.s.) buradan daha ileriye gitmiş ve vasıtasız olarak Yüce Allah ile görüşmüştür.
Bu mukaddes yolculuğun Mekke’den Kudüs’e kadar olan bölümüne İsra, Kudüs’ten itibaren devam eden bölümüne de Mi’rac denir. Peygamberimiz, beş vakit namazı ümmetine Mirac hediyesi olarak getirmiştir.
Mirac olayı Peygamberimizin en büyük mucizelerinden biridir. Hicretten bir buçuk yıl önce Receb ayının 27. gecesinde meydana gelmiştir.









