Türkiye’ de 1990′ lı yıllar pop müzik patlamasının yasandığı yıllardır. Fakat 1993 yılında Türkiye’ de rock müzik rüzgarları esmeye başlamıştır. Kiminle mi? Tabii ki Kargo ile. Çıkardıkları ilk albüm “Sil Baştan” ile pop müzigin prim yaptığı günlerde başarılı rock parçalarına imza attılar, ancak albümün beklenen satışa ulaşmaması grup içinde bir takim problemlere yol açtı ve grupta dağılmalar başladı.
1994 yılında Kargo’ dan geriye sadece grubun kurucusu Selim ve bas gitarcısı Mehmet Şenol Şişli kalmıştı. Selim ve Mehmet gruba yeni üyeler arayışına girmişlerdi çünkü amaçları Kargo grubunu, aralarına katacakları yeni üyelerle, en güzel yerlere taşımaktı. Aynı yıl içerisinde gruba konservatuar öğrencisi olan Serkan Çeliköz klavyeci olarak dahil oldu. Bunu takiben Burak Karataş’ ın gruba davulcu olarak dahil olmasıyla geriye bir tek yer boş kaldi, o da solist kontenjanı idi. Bir aksam bir barda dinledikleri ve sesini çok begendikleri Koray Candemir solist kontenjanının rakipsiz adayı idi. Koray’ ın solistlik teklifini kabulü ile albüm çalışmalarına start verdiler.
Takvimler 1996 yılını gösterdiğinde, Türkiye radyo ve televizyonlarında ortalığı adeta kasıp kavuran bir rock parçası yayınlanmaya başladı Bu parçanın adı “Yüzleşme” idi. Yüzlerce pop müzik parçası arasından başarıyla sıyrılan Yüzleşme, listelerde bir numaraya kadar yükselip uzun süre yerini kimseye kaptırmadı. Özellikle gençlerin beğenisini kazanan Yüzleşme, 96 yazının Kargo şarkılarıyla hareketli geçeceğinin sinyalini veriyordu. Bu sinyal, albümün diğer hiti “Son Defa”‘ nin yaz ortasında kliplenmesi ile gerçeklik kazandı. Müzik piyasasında bir rock grubunun da başarılı olabileceği üçüncü klibin çekildiği “Adımı Çağır” parçasından sonra kanıtlanmış oldu.
Kargo parçalarının Tv ve radyolarda sık sık yayınlanması grubun geniş bir hayran kitlesi kazanmasına ve albüm satışlarının olumlu şekilde etkilenmesine neden oldu. Böylece Kargo, ilk albümde yasadıkları sıkıntılara “Yarına Ne Kaldı” albümü ile nokta koymuş oldu. Artık önlerinde hayranları ile seyahat edecekleri uzun bir müzik yolculuğu vardı.
1997 yılının Nisan ayında merakla beklenen ikinci albüm “Sevmek Zor” piyasaya çıktı. Albümün ilk klip parçasi “Şairin elinde” idi. Şairin Elinde, ilginç sözleri ve başarılı klibi ile en az Yüzleşme kadar ses getirdi. Sevmek Zor albümündeki her parça farklı bir duyguya ev sahipliği yapıyordu. Aldatma, kırgınlık, kayboluş gibi temaların büyük bir başari ile işlendiği parçalar, Kargo fanları tarafından çok sevildi. Albümün ikinci klibi, 97 Temmuzunda, “Sen Her Zaman” isimli parçaya geldi ve bu klip de Kargo fanı olsun olmasın bir çok insan tarafından çok beğenildi.
1997 yılında ikinci albümünde çıkmasıyla ilk albümde olduğu gibi başarılı konserler vermek üzere bir turneye çiktilar ancak plak ve organizasyon şirketinin başarısız organizasyonu, Kargo’ nun hayal ettiği konserleri verememesine yol açtı. Bu da, her ne kadar iyi bir satış rakamına ulaşmış olsa da, ikinci albümde Kargo’ nun duraksamasına neden oldu.
Kargo, plak şirketine duymuş olduğu kızgınlıgı yaptıkları müzik ile dile getirmek istiyordu. 97 yılının son aylarında stüdyoya girerek üçüncü albümlerini hazırlamaya başladılar.
1998 yılının Haziran ayında Yalnızlık Mevsimi piyasaya çıktı. İlk klip, rock ile alaturka müziğin çok başarılı bir şekilde harmanlandığı “Arabik Fahişe”‘ ye geldi. Bu parça, Kargo fanlarının yanısıra, underground cephesinden büyük bir destek gördü. Üçüncü albüm çok basarılı çalışmaların olduğu bir albümdü, fakat plak şirketi ikinci klibin çekimini bir türlü gerçekleştiremiyodu. Bu durum albümün unutulmasına neden olacakken, Kargo plak şirketini değiştirdi ve hemen albümün en önemli hitlerinden “Kalamış Parkı”‘ na basarılı bir klip çekildi. Bu klibin bir de özelliği vardi. Kalamış Parkı ‘ nin klibi, Kargo tarihinde ilk kez slow parçaya çekilmiş bir klipti. Dogu Batı kültürünün farklılığını anlatan “Boğaziçi”‘ ne çekilen ve çok başarılı görüntülerin bulunduğu üçüncü klibin ardından Kargo, Türk müzik piyasasında önemli bir yerde olduğunu ve Avrupa standartlarında bir grup olduğunu kanıtlamış oldu. Yalnızlık Mevsimi adından da anlaşılacağı üzere yalnızlık duygusunun her yönüyle işlendiği bir albüm oldu. Yalnızlığın yanı sıra doğu batı kültürünün sentezi ve bu sentezin getirdiği sosyal sorunlar da bu albümde başarılı bir şekilde irdelenmişti.
Üçüncü albümün diğer albümlerden bir farkı vardı. İlk kez albüm kapağında, Kargo kendi resmini kullanmamıştı ki bu cesaret gerektiren bir davranıştı. Onlar bu albümde parçaların ne kadar iddialı oldugunu albüm kapağında izledikleri politika ile kanıtladılar. Yalnızlık Mevsimi albümü gerek sözleri, gerek müziği, gerekse klipleri ile Kargo’ nun müzik geçmisinde ve kariyerinde ulaştığı en yüksek nokta oldu.
1999 yilinda bas gitarcı M.Ş.Ş’nin askerde olması nedeniyle albüm çıkarılmadı. 2000 yılının Mart ayında Kargo dördüncü albümleri “Sen Bir Meleksin” ile müzik piyasasina iki yıllık bir aradan sonra tekrar merhaba dedi. 4′ üncü albüm diğer albümlere göre gerek sözler gerekse müzik açısından daha soft bir albüm olmuştu. Bunun en büyük nedeni ise, Kargo’nun 2′inci ve 3′üncü albümde plak şirketiyle yaşadıkları sorunların ardından rahat bir döneme giriş yapmaları idi. Sen Bir Meleksin albümünün diğer albümlere göre daha akustik ve soft bir albüm olusu, hayran kitlesini yaş ortalamasının artmasına neden oldu. Bu albümle Kargo’ yu orta yaş ve üzerinde olan insanlar da severek dinlemeye basladi. Sen Bir Meleksin albümünün ilk klip parçasi “Renklerin İçinde” oldu. Bu klibi takiben konser ve bar programlarinin favori parçası olan, Kargo’nun ilk elemanları ile çıkardıkları Sil Baştan albümünde de yer alan “Yanımda Sen olmayınca” ‘ya klip çekildi. Yanımda Sen Olmayınca’ nin yanısıra, ilk Kargo albümü olan Sil Baştan’ ın o dönemin büyük hiti olan “Yıllar Sonra” sarkısını da Koray’ın güzel yorumuyla dinlemek bu albümde mümkün oldu. Yıllar sonra yeni haliyle kliplenince Kargo tarihinde iki defa klip çekilen ilk şarkı ünvanını da kazandı. Dördüncü albümün çıkmasıyla Kargo muhteşem sahne performansını konser ve bar programlarında sahneleme fırsatını bir kez daha yakalamış oldu. Efes Dark sponsorluğunda verdikleri konser turnesi, aynı zamanda Kargo’nun Efes Dark reklamlarında yer alması ve özel bir CD çıkarmasıyla daha da renklendi.
Sen bir meleksin albümünün büyük başarısına rağmen Kargo üyelerinin artık kendi özel projelerine zaman ayırmalarının vakti gelmişti. Hayranlarına “Best of Kargo” albümü ve remikslenerek sunulan “Ayrılık Şarkısı” ile bir süreliğine veda ettiler. Ara dönemlerinde Koray ilk solo albümü “Sade”‘ yi yayınladı ve aynı zamanda Ferzan Özpetek tarafindan çekilen “Cahil Periler” filmi ile beyazperde de, gerek seslendirdiği ve rol aldığı reklam filmleriyle, gerekse de sunuculuğunu yaptığı “Sing Your Song” yarışma programı ile ekranlardan sevenlerine ulaştı. Selim ve Serkan ise, Aslı ile başladıkları prodüktörlük çalışmalarını tam gaz sürdürdüler, Mister No, Tarık, Aslı ve Yalın akla ilk gelen isimlerden. Burak da, baterisiyle bazı sanatçılara destek verdi. MŞŞ ise bu dönemde iki kitap yazıp, yeni projesi olan Biraderler grubu üstünde çalıştı.
2003 yılında yeniden albüm çıkarma üstünde konuşan grup elemanları olumlu karara varılması ile 2004 yılının başında albüm kayıtları başladı. Fakat çesitli nedenler yüzünden kendi bireysel projelerini gerçekleştirmek isteyen MŞŞ, bu albüme katılmamaya karar verdi. Athena grubundan ayrılan Canay Cengen ile albüm kayıtları ve konserlerde kendilerine destek vermesi için anlaşan Kargo, yoğun tempolu çalışmaları sonucunda “Ateş ve Su” adlı albümleri ile 2004 Mayıs ayında tekrar sevenleri ile buluştu. Canay’ın askere gitmesiyle Kargo’ya bas gitarda Ferhat Hasanoğlu eşlik etmeye başladı. Bu albümden sadece isim şarkısı “Ateş ve Su”‘ya klip çekilsede, yaklaşık 4 sene aradan sonra geri dönen grubun müzikal yapısından ve dinleyici kitlesinden birşey eksilmediği ortadaydı. “Ateş ve su” ile yeniden dinleyicileri ile bir araya gelmek isteyen Kargo canlı performansa ağırlık vererek, sene boyunca Türkiyenin popüler mekanlarında sahne aldığı gibi, 2005 bahar aylarında da Coca-Cola sponsorluğunda üniversite gençleri ile buluştu.
2005′in Temmuz ayında ise Kargo’nun bir kez daha değişim ve farklı şeyler deneme isteklerine uyumlu olarak “Yıldızların Altında” adlı “Öyle Sarhoş olsam ki”, “Seninle Başım Dertte”, “Sen Ağlama” gibi klasik olmuş şarkıları yeniden yorumladıkları cover albümleri piyasaya çıktı. Bu albümde coverların yanı sıra “Ateş ve Su” albümünden 3 şarkının remixi de yer alıyordu. Konusu ile ilgi çeken “Yıldızların Altında” klibi ve şarkısı kısa sürede geniş kitlelerin favorileri arasına girdi.
Türkiye’ de genç elemanlardan oluşan ve alternatif olarak çıkan ilk rock grubu olarak nitelendirebileceğimiz Kargo, birçok genç rock sanatçısı ve gruplarına yol açarak Türkiye’ de rock müziğin bugüne gelmesinde ilk adımı attı. Yeni çıkan grup ve kişilere yardımları ile de rock müziğin gelişmesine ne kadar önem verdiklerini ispatladılar. Kargo’ ya bizlere ve Türk müzik piyasasına böyle bir fırsat verdikleri için sonsuz teşekkürler.
Kuruluşu
Seksendört rock müzik grubudur . Hacettepeliler olarak ilk olarak internet dünyasından üne kavuşmuşlardır.Grup tamamı Ankaralı 4 kişiden oluşmaktadır.
Sibel Tüzün 1971 yılında İstanbul’ da doğan Sibel Tüzün, 1978 yılında TRT İstanbul Radyosu Çocuk Korosu’nda ilk müzik eğitimine başladı. Orta okul yıllarında yine radyonun Gençlik Korosu’nda çok sesli müziğe ilk adımı atarak Gökçen Koray, Cenan Akın,Yücel Elmas, Hikmet Şimşek gibi değerli öğretmenler ve koro şefleriyle çalıştı.
İsveçli grup, üç kardeş olan Malin, Jenny ve Jones Berggren tarafından kuruldu. Grup 1993′de “All That She Wants” ile dünya çapında 1 numara oldu. Jones’un yakın arkadaşı Ulf Ekberg’in gruba katılmasından sonra grup nihai halini aldı. Malin ve Jenny meşhur olmadan önce kilise korosunda şarkı söylediler. O dönemlerde Jones ve Ulf ise daha çok teknolojiyle ilgilendiler. Grubun pop ve reggae tarzı müziği “Wheel Of Fortune”, “Happy Nation”, “Waiting For Magic” ve “The Sign” parçalarıyla daha da tanınmaya başlandı. “The Sign” Amerika listelerinde 1, İngiltere listelerinde 2 numara oldu. Grubun ilk albümü altı ülkede 1 numara oldu ve 21 milyon satış rakamına ulaştı. Aswad’ın “Don’t Turn Around” parçasına yaptıkları yeni düzenleme ile grup dünya çapında bir başarı elde etti. İkinci albümleri “The Bridge” 1995 yılının sonuna doğru piyasaya çıktı. Bu albümle grubun reggae tarzından uzaklaştığı ve daha olgun sözler yazdığı anlaşıldı. “Ravine” parçası Hrıstiyanlığı anlatırken “Experience Pearls” grubun sofistike olma yolunda ilerlediğini gösterdi. 1998 yılında “Love is a Flower” parçaları ile İngiltere listelerinde 1 numara oldular. Bananarama’nın “Cruel Summer” cover versiyonu ile Amerika listelerinde ilk 10′a girdiler ve İngiltere listelerinde 8 numaraya kadar çıktılar. Son albümleri “Da Capo” 2 Ocak 2003′de piyasaya çıktı
Yüksek Sadakat 1997 yılında Hürriyet gazetesi müzik yazarı ve Blue Jean dergisi Yayın Yönetmeni Kutlu Özmakinacı tarafından ‘Filinta’ adıyla kuruldu.
Korpiklaani, grubun adının değişmesiyle bir anlamda Shaman’ın küllerinden doğdu. Shaman’ın kabuk değiştirip Korpiklaani olmasının asıl amacı Shaman’la özdeşleşen Sami dilleri kullanımı, folk öğelerin bolluğundan biraz daha sıyrılıp müziği geliştirerek daha geniş kesimlere ulaşmaktı..
Evanescence Amerikalı Alternative Rock grubu. 1998 yılında Arkansas da vokalist Amy Lynn Lee ve gitarist Ben Moody tarafından kuruldu. Sınırlı sayıda basılan iki albümden sonra 2003 yılında ilk albümleri olarak sayılabilecek “Fallen” isimli albüm yayımladılar. Fallen albümü ile büyük bir çıkış yakalayıp birçok ödül kazandılar. 2004 Grammy Ödüllerinde en iyi yeni sanatçı ödülünü almayı başarmıştır.Kasım 2004 yılında Wind-Up şirketi tarafından Evanescence grubunun ilk konser albümü “Anywhere But Home” albümünü yayımlandı.(Albümde bir de Korn grubunun “Thoughtless” şarkısının cover’ı bulunuyordu.) 3 yıl aradan sonra 3 Ekim 2006 tarihinde prodüktörlüğünü Dave Fortman ın yaptığı, Los Angeles’daki The Record Plant Stüdyoları’nda kaydedilip, Ocean Way Stüdyolarında Mixlenen ve yine Wind-Up Records şirketinden çıkan “The Open Door” isimli son albümü yayımladılar… Evanescence grubu önce Childish Intentions and Stricken gibi isimler kullansa da daha sonra duman gibi kaybolmak,yok olmak,buharlaşmak gibi anlamlara gelen Evanescence isminde karar kıldılar.