öğe [İng. element; member ] [Alm. Element; Mitglied ] [Fra. element ] : Bir kümeyi veya bir sınıfı oluşturan nesnelerden her biri. anlamdaşı: eleman.
Öklit algoritması [İng. Euclidean algorithm ] [Alm. euklidischer Algorithmus ] [Fra. algorithme euclidieh ] : İki tamsayının en büyük ortak bölenini bulma yöntemi.
Öklit beşinci postulatı [İng. Euclides' fifth postulate ] [Alm. ] [Fra. ] : Öklit paralellik beliti.
Öklit geometrisi [İng. Euclidean geometry ] [Alm. euklidische Geometrie ] [Fra. géométrie euclidienne ] : Bir Öklit uzayındaki geometrik şekillerleri inceleyen geometri dalı.
Öklit küresi [İng. Euclidean sphere ] [Alm. euklidische Sphäre ] [Fra. sphère euclidienne ] : Rn uzayında bir a noktası merkez olmak üzere r yarıçaplı küre: ||x – a|| = r eşitliğini sağlayan bütün x noktalarının oluşturduğu küme. anlamdaşı: Öklit küresi.
Öklit metriği [İng. Euclidean metric ] [Alm. euklidische Metrik ] [Fra. métrique euclidienne ] : Öklit uzayında uzaklık fonksiyonu.
Öklit normu [İng. Euclidean norm ] [Alm. euklidische Norm ] [Fra. norme euclidienne ] : Öklit metriğinin belirlediği norm.
Öklit paralellik beliti [İng. Euclid's parallel postulate ] [Alm. Parallelenaxiom von Euklid ] [Fra. postulai des parallèles d'Euclide ] : Bir doğruya dışındaki bir noktadan tek paralel doğru çizilebileceğini varsayan belit.
Öklit postülatı [İng. Euclid's postulate ] [Alm. euklidische Postulat ] [Fra. postulat d'Euclide ] : Öklit paralellik beliti.
Öklit uzayı [İng. Euclidean space ] [Alm. Eudidischer Raum ] [Fra. espace de Euclid ] : n-boyutlu gerçel vektör uzayı ile eşlenen ve üzerine Öklit metriği konulan uzay.
Öklitçi olmayan geometri [İng. non-euclidean geometry ] [Alm. nichteuklidische Geometrie ] [Fra. géométrie non euclidienne ] : Öklit’in paralelik belitini yadsıyan geometrilerden herbiri.
ölçüm kuramı [İng. measure theory ] [Alm. ] [Fra. ] : Ölçümleri konu edinen matematik kuramı.
ölçüm uzayı [İng. measurable space ] [Alm. ] [Fra. ] : X kümesi ile üzerindeki bir M sigma cebirinden oluşan (X,M) sıralı ikilisi. anlamdaşı: ölçülebilir uzay.
önerme [İng. proposition ] [Alm. Behauptung; Satz ] [Fra. proposition ] : 1- bkz. teorem. 2- Ya doğru ya yanlış olan bir ifade öne süren bildirim.
önermeler cebiri [İng. algebra of propositions ] [Alm. ] [Fra. algèbre des propositions ] : Önermeler ve bunlar arasındaki işlemlerle uğraşan cebir dalı.
önermeler mantığı [İng. propositional logic ] [Alm. Aussagenlogik ] [Fra. logique des propositions ] : Önermeler arasında mantıksal bağlaçları kullanılarak yeni önermeler çıkaran bilim dalı.
öngörüntü [İng. preimage ] [Alm. Urbild ] [Fra. ] : Bir f : X → Y dönüşümü ile Y nin bir B altkümesi için, f altındaki resmi B içine düşen x noktalarının oluşturduğu altüme. Simgesi : f -1(B), f -1 [B], anlamdaşı: ters görüntü.
önküme [İng. source ] [Alm. Quelle ] [Fra. ensemble source ] : Bir f = (G,A,B) bağıntısı için A kümesi.
önsel bilgi [İng. a priori knowledge ] [Alm. ] [Fra. connaissance à priori ] : önsel usavurma yöntemiyle varılan bilgi.
önsıralama bağıntısı [İng. pre-order relation ] [Alm. ] [Fra. relation de préordre ] : Bir küme üzerinde yansımalı ve geçişli olan ikili bağıntı.
önsıralı küme [İng. preordered set ] [Alm. ] [Fra. ensemble préordonné ] : Bir önsıralama bağıntısıyla donatılmış küme.
örgü [İng. lattice ] [Alm. Gitter; Verband ] [Fra. treillis ] : bkz. latis.
örneklem [İng. sample ] [Alm. Stichprobe ] [Fra. échantillon ] : Bir topluluğun sonlu bir altkümesi.
örnekleme [İng. sampling ] [Alm. Auswahl; Teilerhebung; Stichprobenerhebung ] [Fra. ] : Bir topluluktan örneklem seçme.
örten dönüşüm [İng. onto mapping ] [Alm. Abbildung auf ] [Fra. ] : f (A)=B eşitliğini gerçekleyen f : A → B dönüşümü. anlamdaşı: üzerine fonksiyon.
örtü [İng. covering; cover ] [Alm. überdeckung ] [Fra. recouvrement ] : X kümesinin bir A altkümesi için, bileşimi A yı örten kümeler takımı.
öteleme [İng. translation ] [Alm. Translation ] [Fra. translation ] : Öklit uzayında, a bir sabit olmak üzere, f(x) = x + a dönüşümü.
özdeğer [İng. characteristic value; eigen value; proper value; secular value; latent value; latent root ] [Alm. Eigenwert ] [Fra. valeur caractéristique; valeur propre ] : Bir doğrusal uzaydan kendisine tanımlı T doğrusal dönüşümü için, T(x) = ax eşitliğini sağlayan a sayısı. anlamdaşı: karakteristik değer, eigen değer.
özdenklem [İng. characteristic equation ] [Alm. charakteristische Gleichung; Säkulargleichung ] [Fra. équation caractéristique ] : 1- A bir doğrusal dönüşüm olmak üzere Ax = cx denklemi. 2- Sonlu boyutlu bir doğrusal uzayda bir doğrusal dönüşümün karakteristik polinomunun sıfıra eşitliği. anlamdaşı: karakteristik denklem.
özdeş [İng. identical ] [Alm. identisch ] [Fra. identique ] : Biçimleri, değerleri veya işlevleri eş olan.
özdeş şekiller [İng. identical figures ] [Alm. kongruente Figuren ] [Fra. figures identiques ] : bkz. kongrüent geometrik şekillerler.
özdeşlik [İng. identity ] [Alm. Identität ] [Fra. identité ] : Değişkenlerin bütün değerleri için sağlanan .
özdeşlik dönüşümü [İng. identity mapping ] [Alm. identische Abbildung ] [Fra. application d'identité ] : bkz. özdeşlik fonksiyonu.
özdeşlik elemanı [İng. identity element ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. birim öğe.
özdeşlik fonksiyonu [İng. identity function ] [Alm. identische Funktion ] [Fra. fonction d'identité ] : Bir E kümesi için i : E → E, I(x)=x olarak tanımlanan fonksiyon. anlamdaşı: özdeşlik dönüşümü, birim dönüşüm.
özel çözüm [İng. particular solution ] [Alm. partikuläre Lösung; besondere Lösung ] [Fra. solution particulière ] : 1- Çözüm kümesinin öğelerinden biri. 2- Bir diferensiyel denklemin genel çözümündeki parametrelere verilen özel değerlere karşılık gelen çözümden elde edilen çözüm.
özel integral [İng. particular integral ] [Alm. partikuläres Integral; Partikularintegral ] [Fra. integrale particulière ] : Bir diferensiyel denklemin özel çözümü, özel integral.
özpolinom [İng. characteristic polynomial ] [Alm. charakteristische Polynom ] [Fra. polynôme caractéristique ] : Karesel A matrisi için, I birim matris olmak üzere, f(c) = |(cI – A) | polinomu. anlamdaşı: özpolinom.
özuzay [İng. eigenspace ] [Alm. Eigenraum ] [Fra. ] : T bir doğrusal uzaydan kendisine tanımlı bir doğrusal dönüşüm ve a bir özdeğer olmak üzere, T(x) = ax eşitliğini sağlayan bütün x öğelerinin oluşturduğu altuzay. anlamdaşı: eigen uzay, karakteristik uzay.
özvektör [İng. eigen vector ] [Alm. ] [Fra. ] : 1- E normlu uzay, T : E → E bir doğrusal dönüşüm ve a sayısı T nin bir eigendeğeri olmak üzere T(x) = ax eşitliğini gerçelleyen x öğesi. 2- a sayısı T doğrusal dönüşümünün bir özdeğeri olduğunda T(x) = ax eşitliğini sağlayan x vektörü. anlamdaşı: eigen vektör, karakteristik vektör.
özyapı dönüşümü [İng. automorphism ] [Alm. Automorphismus ] [Fra. automorphisme ] : Grup, halka, cisim, doğrusal uzay, doğrusal cebir gibi cebirsel bir yapıdan kendisi üzerine tanımlanan ve söz konusu yapıyı koruyan birebir-örten dönüşüm. anlamdaşı: otomorfizm.