taban [İng. base; basis ] [Alm. Basis ] [Fra. base ] : 1- Verilen bir geometrik şekil için, üzerine (dik olarak) bir yükselti çizilen veya çizildiği varsayılan kenar veya yüz. örn. koni tabanı, silindir tabanı. 2 – bkz. doğrusal uzay tabanı, dikey taban, topoloji tabanı, sayma sistemi tabanı, logaritma tabanı.
taban açıları [İng. base angles ] [Alm. Basiswinkelen ] [Fra. angles de base ] : Bir üçgen için, tabanın iki ucundaki iç açılar.
taban doğrusu [İng. base line ] [Alm. Rissachse; horizontale Durchschnittslinie; Basislinie; Grundlinie; Terrainlinie ] [Fra. ligne de terre ] : Çoğunlukla üzerine bir yükselti çizilen veya bir yükselti çizildiği varsayılan doğru.
taban vektörleri [İng. basis vectors ] [Alm. Basisvektoren ] [Fra. vecteurs de base ] : Bir vektör uzayının bir tabanının öğeleri.
tablo [İng. table ] [Alm. Tafel ] [Fra. tableau ] : Kullanıma elverişli biçimde sıralanan sayısal bilgiler sistemi.
takdim [İng. presentation ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir G grubu, B kümesindeki bağıntıları sağlayan ve A kümesini oluşturan elemanlar tarafından üretiliyorsa, (A:B) gösterimine G nin bir takdimi denir. Örn. (a : an=1), mertebesi n olan devirli grubun bir takdimidir.
takı [İng. affix ] [Alm. ] [Fra. affixe ] : Benzerlerinden ayırt etmek veya fonksiyonel bir nitelik taşımasını sağlamak amacıyla bir simgenin veya bir imcenin sağ altına, sol altına, sağ üstüne veya sol üstüne konan simge veya harf.
takım [İng. family ] [Alm. Familie; Schar ] [Fra. famille ] : 1- Küme. 2- Öğeleri birer küme olan küme. anlamdaşı: aile.
tam diferensiyel denklem [İng. total differential equation ] [Alm. ] [Fra. équation différentielle totale ] : P(x,y,…,t) dx+Q(x,y,…,t) dy +… + S (x,y,…,t) dt = 0 biçiminde bayağı diferensiyel denklem.
tamaçı [İng. perigon angle ] [Alm. Vollwinkel ] [Fra. angle plain ] : Ölçüsü 360 derece olan açı.
tambirim dikey küme [İng. complete orthonormal set ] [Alm. ] [Fra. système d'orthonormal complet ] : Bir doğrusal uzayda birbirlerine dik birim vektörlerden oluşan bir maksimal altküme. anlamdaşı: kapalı birim dikey sistem.
tambölen [İng. Aliquot; aliquot part ] [Alm. Aliquote; aliquoter Teil ] [Fra. aliquote ] : Bir tamsayıyı kalansız bölen tamsayı.
tambölmez [İng. Aliquant; aliquant part ] [Alm. Aliquante; Nichtteiler ] [Fra. aliquante ] : Bir tamsayıyı kalansız bölemeyen tamsayı.
tamdeğer fonksiyonu [İng. greatest integer function ] [Alm. Funktion grösste ganze Zahl ] [Fra. fonction partie entière ] : Her gerçel x sayısı için, x ten küçük veya eşit olan en büyük tamsayıya eşit değer alan fonksiyon.
tamdeğişim [İng. total variation ] [Alm. totale Variation ] [Fra. variation totale ] : Bir [a,b] aralığında tanımlanan bir f gerçel veya karmaşık işlevi için, [a,b] nin a = x0 < x1 < … < xn = b gibi tüm bölüntüleri üzerinde | f(x1) -f(x0) | + | f(x2) – f(x1) | + … + | f(xn) -f(xn-1) | + sayılarının en küçük üst sınırı.
tamdiferensiyel [İng. total differential ] [Alm. totales Differential; vollständiges Differential ] [Fra. différentielle totale ] : x1 , x2 ,…, xn gibi n değişkene bağlı bir f fonksiyonu için, x1 , x2 ,…, xn , dx1 , dx2 ,…, dxn bağımsız değişkenlerine bağımlı df = fx1dx1 + fx2dx2 + … + fxndxn fonksiyonu.
tamfonksiyon [İng. entire function; integral function ] [Alm. ganze Funktion ] [Fra. fonction entière; fonction intégrale ] : Sonlu karmaşık düzlemde çözümsel olan fonksiyon.
tamhalka [İng. entire ring ] [Alm. ] [Fra. anneau entier ] : Sıfırdan farklı olan ve sıfır bölenleri var olmayan birimli ve değişmeli halka.
tamküme [İng. complete set ] [Alm. vollständige Menge ] [Fra. ensemble complet ] : Üzerindeki her Cauchy süzgecinin limitini de içeren küme.
tamlama [İng. completion ] [Alm. Vervollständigung ] [Fra. completion ] : Verilen bir E düzgün uzayı için, E uzayı, F nin yoğun bir altuzayına düzgün eşyapılı olacak biçimde bir F tam uzayını bulma.
tamlatis [İng. complete lattice ] [Alm. ] [Fra. treillis complet ] : Boş olmayan her altkümesinin en küçük üst sınırı ile en büyült altsınırı var olan örgü.
tamlık bölgesi [İng. integral domain ] [Alm. Rationalitatsbereich; In-tegritatsbereich ] [Fra. domaine d'intégrité ] : Yalnızca sıfırdan oluşmayan ve sıfırdan farklı her x , y öğesi için xy çarpımı sıfırdan farklı olan değişmeli halka.
tammetrik uzay [İng. complete metric space ] [Alm. vollständiger metrischer Raum ] [Fra. espace métrique complet ] : Her Cauchy dizisinin limitini kendi içinde bulunduran metrik uzay. anlamdaşı: eksiksiz metrik uzay.
tamortogonal sistem [İng. complete orthogonal system; sistem ] [Alm. vollständiges Orthogonalsystem ] [Fra. Systeme orthogonal complet ] : Bir iççarpım uzayında maksimal dikey küme. anlamdaşı: tam birim dikey sistem.
tamrasyonel fonksiyon [İng. entire rational function ] [Alm. ganze rationale Funktion ] [Fra. fonction rationnelle entiére ] : Polinom biçimindeki fonksiyon. Paydası 1 olan rasyonel fonksiyon. Polinom.
tamsalınım [İng. total variation ] [Alm. totale Variation ] [Fra. variation totale ] : bkz. tam değişim.
tamsayı [İng. integer ] [Alm. ganze Zahl; ganzrationale Zahl ] [Fra. nombre entier ] : Tamsayılar kümesine ait sayı.
tamsayılar kümesi [İng. set of integers ] [Alm. Menge der ganzen Zahlen; Menge der genzrationalen Zalilen ] [Fra. ensemble de nombres entiers rationnels; ensemble des entiers relatifs ] : Z = {… -3, -2, -1, 0 ,1, 2, 3, …} sayılar kümesi.
tamsıralama [İng. total ordering, linear ordering ] [Alm. totale Ordnung ] [Fra. ordre total ] : Bir kümede herhangi iki elemanın karşılaştırılabilir olduğu kısmi sıralama türü. anlamdaşı: doğrusal sıralama.
tamsıralama bağıntısı [İng. total order relation ] [Alm. ] [Fra. relation d'ordre total ] : Bir küme üzerinde herhangi iki elemanın karşılaştırılabilir olduğu kısmi sıralama bağıntısı.
tamsıralı küme [İng. totally ordered set, completely ordered set, linearly ordered set ] [Alm. voll geordnete Menge ] [Fra. ensemble totalement ordonné ] : Üzerinde bir tam sıralama bağıntısı olan küme. anlamdaşı: doğrusal sıralı küme.
tamuzay [İng. complete space ] [Alm. vollständiger Raum ] [Fra. espace complet ] : Üzerindeki her Cauchy süzgeci kendi içindeki bir noktaya yakınsayan düzgün uzay.
tan fonksiyonu [İng. tangent ] [Alm. Tangens ] [Fra. tangente ] : Birim çember üzerinde A(1,0) noktasından başlanarak çember üzerindeki B(x,y) noktasına çizilen t radyanlık bir yay veya bu yayı gören yarıçapı açısı için, y/x oranı. Simgesi : tan t.
tanh fonksiyonu [İng. hyperbolic tangent ] [Alm. ] [Fra. tangente hyperbolique ] : R ‘de veya C ‘de x → sinhx / coshx biçiminde tanımlanan fonksiyon. Simgesi : tanh x .
tanım kümesi [İng. domain ] [Alm. Definitionsbereich; Definitionsmenge ] [Fra. domaine d'existence; domaine de définitions ] : 1 – Bir (G,A,B) bağıntısı için, birinci izdüşüm dönüşümü altında G bağıntı çizgesinin görüntüsü. 2 – f : A → B fonksiyonu için A kümesi.
tasarı geometri [İng. descriptive geometry ] [Alm. darstellende Geometrie; deskriptive Geometrie ] [Fra. géométrie descriptive ] : Üç boyutlu uzayda nokta, doğru ve düzlem ile ilgili sorunların çizgesel çözümünü araştıran geometri dalı.
taslak [İng. sketch ] [Alm. Entwurf; Skizze ] [Fra. esquisse ] : Ayrıntıya inmeden kabaca gösteren diyagram veya çizge.
Taylor açılımı [İng. Taylor expantion ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. Taylor serisi.
Taylor polinomu [İng. Taylor polynomial ] [Alm. Taylorsches Polynom ] [Fra. polynome de Taylor ] : Taylor serisinin bir kısmi toplamı.
Taylor serisi [İng. Taylor series ] [Alm. Taylorreihe ] [Fra. serie de Taylor ] : Bir a noktası komşuluğunda her basamaktan türevlere sahip f fonksiyonu için f(x) = f(a) + f’(a)(x -a) + (1/2!)f”(a)(x – a)2 + (1/3!)f”’(a)(x – a)3 + … + (1/n!)f(n)(a)(x – a)n + … serisi. anlamdaşı: Taylor açılımı.
teğet [İng. tangent ] [Alm. Tangente; Berührende; Berührungslinie ] [Fra. tangente ] : Bir eğri üzerindeki P noktası için, eğri üzerindeki değişken bir P’ noktası P ye yaklaşırken, varsa, P P’ doğrusunun limiti.
teğet düzlemi [İng. tangent plane ] [Alm. Flachentangenie; Tangentialebene ] [Fra. tangente à une surface; plan tangent ] : Bir yüzeyin bir P noktası için, kendi içinde kalarak P den geçen her doğruyu yüzeye teğet doğrusu olurlayan düzlem.
teğet eğrisi [İng. tangent curve ] [Alm. Tangentenkurve; Tangentenlinie ] [Fra. courbe tangente ] : Bir P noktasından geçen ve bu noktadaki teğetleri çakışan iki eğriden birisine göreceli olarak ötekisi.
teğet uzunluğu [İng. length of tangent ] [Alm. Tangentenlänge ] [Fra. ] : Bir eğri üzerindeki bir noktadan bu noktadaki teğetin X-ekseni ile kesişme noktasına olan uzaklık.
teğet yüzeyler [İng. tangent surfaces ] [Alm. tangente Flächen ] [Fra. surfaces tangentes ] : Bir noktadaki teğet düzlemleri çakışan yüzeyler.
teğetaltı [İng. subtangent ] [Alm. Subtangente ] [Fra. sous-tangente ] : Bir eğri üzerindeki noktadan eğriye çizilen teğetin X-eksenini kestiği nokta ile söz konusu noktanın X-ekseni üzerindeki izdüşümünün belirlediği doğru parçası.
teğetler çokgeni [İng. circumscribed polygon ] [Alm. Tangentenvieleck; Tangentenpolygon ] [Fra. polygon circonscrit ] : Kenarları bir çembere teğet olan çokgen.
Tek çarpanlama bölgesi [İng. unique factorisation domain ] [Alm. ] [Fra. ] : Tersinir olmayan ve sıfırdan farklı her elemanı sonlu sayıda indirgenemez elemanın çarpımı olarak, bir anlamda tek türlü, yazılabildiği tamlık bölgesi.
tek çözüm [İng. unique solution ] [Alm. einzige Lösung ] [Fra. solution unique ] : Bir denklem ya da denklem sistemini sağlayan bir tek çözüm ya da bir tek çözüm takımı.
tek değişkenli fonksiyon [İng. single variable function ] [Alm. Funktion einer Variablen ] [Fra. fonction d'une variable ] : Bir değişkene bağlı olan fonksiyon.
tek fonksiyon [İng. odd function ] [Alm. ungerade Funktion ] [Fra. fonction impaire ] : Tanım kümesindeki her x için f(-x) = – f(x) eşitliğini gerçekleyen f gerçel fonksiyonu, kar. çift fonksiyon.
tek sayı [İng. odd number ] [Alm. ungerade Zahl ] [Fra. nombre impair ] : İkiye kalansız bölünmeyen tamsayı. kar. çift sayı.
tek üreteçli ideal [İng. Principal ideal ] [Alm. Hauptideal ] [Fra. ] : Bir halkanın yalnızca bir elemanı tarafından üretilen idel.
Tek üreteçli ideal halkası [İng. principal ideal ring ] [Alm. ] [Fra. ] : Her ideali tek üreteçli olan halka.
tekil çözüm [İng. singular solution ] [Alm. singuläre Lösung ] [Fra. solution singulière ] : Bir diferensiyel denklemin genel çözümünce içerilmeyen çözüm. anlamdaşı: tekil integral.
tekil fonksiyon [İng. singular function ] [Alm. singuläre Funktion ] [Fra. fonction singuliére ] : Türevi hemen-hemen her yerde sıfır olan ve sabit olmayan fonksiyon.
tekil integral [İng. singular integral ] [Alm. singuläres Integral ] [Fra. intégrale singulière ] : bkz. tekil çözüm.
tekil matris [İng. singular matrix ] [Alm. singuläre Matrix ] [Fra. matrice singuliére ] : Determinantı sıfır olan matris. Tersi varolmayan matris. Tersinmez matris. anlamdaşı: singüler matris.
tekil nokta [İng. singular point ] [Alm. sıngularer punkt ] [Fra. point singulier ] : 1- Bir karmaşık fonksiyonun çözümsel olmadığı nokta. 2- Bir eğri üzerinde düzenli olmayan nokta.
tekil olmayan matris [İng. non-singular matrix ] [Alm. nichtsinguläre Matrix ] [Fra. matrice non singuliére ] : Determinantı sıfıra eşit olmayan matris. Tersi varolan matris. Tersinir matris.
temel çözüm sistemi [İng. fundamental system of solutions ] [Alm. Hauptsystem von Lösungen ] [Fra. système principal de solutions ] : Bir doğrusal denklem sisteminin çözüm uzayının tabanı.
temsil [İng. representation ] [Alm. Darstellung ] [Fra. représentation ] : Bir cebirsel yapıdan, kendisine oranla özelikleri daha çok bilinen bir diğer cebirsel yapıya bir benzeryapı dönüşümü.
temsilci [İng. representative ] [Alm. ] [Fra. ] : Üzerinde bir denklik bağıntısı bulunan bir kümenin her öğesi, ait olduğu denklik sınıfının bir temsilcisidir.
tensör [İng. tensor ] [Alm. Tensor ] [Fra. tenseur ] : Her koordinat sisteminde belirli bileşenleri olan ve koordinat dönüşümleri altında bileşenleri belirli kurallarla değişen soyut matematik nesne.
tensör cebiri [İng. tensor algebra ] [Alm. Tensoralgebra ] [Fra. algèbre tensorielle ] : Tensörleri ve bunlarla yapılan cebirsel işlemleri konu edinen matematik dalı.
teorem [İng. theorem ] [Alm. Theorem; Satz; Lahrsatz ] [Fra. théorème; proposition ] : 1- Verilen belirli varsayımlar altında kanıtlanabilen genel vargı. 2- Kanıtlanmış olan genel vargı. v önerme.
terim [İng. term ] [Alm. Glied ] [Fra. terme ] : Çeşitli çoklukların toplamı olarak yazılan bir ifadede toplananlardan her biri.
ters açılar [İng. opposite angles ] [Alm. Scheitelwinkel ] [Fra. angles opposés par le sommet ] : Kenarları birbirinin uzantısı olan iki açı.
ters bağıntı [İng. inverse relation; reciprocal relation ] [Alm. reziproke Relation ] [Fra. relation réciproque ] : Bir f = (E,F,G) bağıntısı için, (F,E,G-1) sıralı üçlüsü. Simgesi : f -1.
ters dönüşüm [İng. inverse mapping ] [Alm. inverse Abbildung; inverse Transformation ] [Fra. application inverse; transformation inverse ] : bkz. ters fonksiyon.
ters eleman [İng. inverse element ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. ters öğe.
ters fonksiyon [İng. inverse function ] [Alm. inverse Funktion; Umkehrfunktion ] [Fra. fonction inverse ] : Bir fonksiyon için fonksiyon olma koşulunu sağlayan ters bağıntı.
ters görüntü [İng. inverse image ] [Alm. inverses Bild, reziprokes Büd, Urbild ] [Fra. image inverse, image réciproque ] : bkz. öngörüntü.
ters grafik [İng. inverse graph ] [Alm. ] [Fra. graphie inverse ] : E x F içindeki bir G grafiği için F x E içindeki G-1 grafiği.
ters hiperbolik fonksiyonlar [İng. inverse hyperbolic functions; antihyperbolic functions ] [Alm. inverse hyperbolische Funktionen, Umkehrfunktionen der Hyperbel-Funktionen ] [Fra. fonctions hyperboliques inverses; fonctions hyperboliques réciproques ] : Birebir-örten oldukları yerlere kısıtlanmak koşuluyla, hiperbolik fonksiyonların ters fonksiyonları. Simgeleri : sinh-1 = argsinh , cosh-1 = argcosh , tanh-1 = argtanh , sech-1 = argsech , tanh-1 = argtanh , csch-1 = argcsch .
ters işaret [İng. opposite sign ] [Alm. entgegengesetztes Vorzeichen ] [Fra. signe contraire ] : Verilen işaretin tersi, yani (+) ise (-) işareti, (-) ise (+) işareti.
ters kosekant fonksiyonu [İng. inverse cosecant function ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. arccsc fonksiyonu.
ters kosinüs fonksiyonu [İng. inverse cosinus function ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. arccos fonksiyonu.
ters kotanjant fonksiyonu [İng. inverse cotangent function ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. arccot fonksiyonu.
ters matris [İng. invert matrix ] [Alm. inverse Matrix ] [Fra. matrice inverse ] : A n inci mertebeden karesel bir matris olmak üzere, eğer varsa, AB = B A = In eşitliğini sağlayan B matrisi.
ters orantılı çokluklar [İng. inversely proportional quantities ] [Alm. indirekt proportionale Grossen; verkehrt proportionale Grossen ] [Fra. grandeurs inversement proportionnelles ] : Çarpımları sabit olan iki çokluk.
ters öğe [İng. inverse element ] [Alm. inverses Element ] [Fra. element inverse ] : (E,*) bir birimli grup ve e birim öğe olmak üzere, x öğesi için x * u = e = u * x eşitliğini sağlayan u öğesi.
ters önerme [İng. inverse proposition ] [Alm. inverse Aussage ] [Fra. proposition inverse ] : p önermesi için, doğruluk değerleri p nin doğruluk değerlerinin tersi olan önerme. Simgesi : p’, ~ p, ¬p .
ters sekant fonksiyonu [İng. inverse secant function ] [Alm. ] [Fra. ] : arcsec fonksiyonu.
ters sinüs fonksiyonu [İng. inverse sinus function ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. arcsin fonksiyonu.
ters tanjant fonksiyonu [İng. inverse tangent function ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. arctan fonksiyonu.
ters trigonometrik fonksiyonlar [İng. inverse trigonometric functions; antitrigonometric functions ] [Alm. inverse trigonometrische Funktionen; Zyklometrische Funktionen; Umkehrfunktionen der trigonometrischer Funktionen ] [Fra. fonctions trigonométriques inverses ] : Trigonometrik fonksiyonların birebir ve örten oldukları aralıklarda oluşturulan ters fonksiyonları. Simgeleri : arcsin, arccos, arctan, arccot, arcsec, arccsc.
tersdeğişen matrisler [İng. anticornmute matrices ] [Alm. ] [Fra. matrices anticommuttantes ] : AB = -BA koşulunu sağlayan A, B kare matrisleri.
tersdeğişmeli ikili işlem [İng. anticommutative binary operation ] [Alm. ] [Fra. opération binaire anticommutative ] : Bir toplamsal G değişmeli grubu verildiğinde, G üzerinde her x,y için x * y = – y * x gerçekleyen * ikili işlemi.
tersinir matris [İng. invertible matrix ] [Alm. invertierbare Matrix ] [Fra. matrice inversible ] : A.B = B.A = In olacak biçimde bir B matrisi varlayan nxn türünden A matrisi. anlamdaşı: düzenli matris, tekil olmayan matris.
tersinir öğe [İng. invertible element ] [Alm. invertierbares Element; umkehrbares Element ] [Fra. element inversible ] : (E , *) birimli yarı halkasında x * x’ = e = x’ * x olacak biçimde bir x’ öğesi varlayan x öğesi.
tersinmez matris [İng. noninvertible matrix ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. tekil matris.
terssimetrik bağıntı [İng. antisymmetric relation ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. antisimetrik bağıntı.
terstürev [İng. antiderivative ] [Alm. unbestimmtes Integral ] [Fra. antidérivation ] : bkz. belirsiz integral.
tersüstel [İng. logarithm ] [Alm. Logarithmus ] [Fra. logarithme ] : bkz. logaritma.
tersüstel fonksiyon [İng. logarithmic function ] [Alm. logarîthmische Funktion ] [Fra. fonction logarithmique ] : 1- z → log z fonksiyonu. 2- z → loga z fonksiyonu bkz. logaritma fonksiyonu.
tersüstel sarmal [İng. logarithmic spiral ] [Alm. logarithmische Spirale ] [Fra. spirale logarithmique ] : Kutupsal koordinatlara göre denklemi log r = aθ olan düzlemsel eğri.
tersüstel taban [İng. base of logarithm ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. logaritma tabanı.
tersüstel tablosu [İng. logarithmic table; table of logarithmus ] [Alm. Logarithmentafel ] [Fra. table de logarithmes ] : Çoğunlukla 10 veya e tabanına göre artı gerçel sayılarının tersüstellerini sergileyen tablo.
tıkız fonksiyon [İng. compact function ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. tıkız operatör.
tıkız küme [İng. compact set ] [Alm. kompakte Menge ] [Fra. ensemble compact ] : Bir Hausdorff uzayında, her açık örtüsünden sonlu bir altörtü seçilebilen altküme.
tıkız uzay [İng. compact space ] [Alm. kompakter Raum ] [Fra. espace compact ] : Her açık örtüsünden sonlu bir altörtü seçilebilen Hausdorff topolojik uzayı.
topar [İng. sphere ] [Alm. Kugel; Sphäre; Kugelfläche ] [Fra. sphère ] : bkz. küre.
toparsı [İng. spheroid; ellipsoid of revolution ] [Alm. Sphäroid ] [Fra. sphéroïde ] : Bir elipsin eksenlerinden biri boyunca döndürülmesiyle oluşan dönel yüzey.
toplam [İng. sum ] [Alm. Summe ] [Fra. somme ] : 1- (x,y) → x+y işleminde x+y niceliği. 2- Bir yakınsak seride kısmi toplamlar dizisinin limiti.
toplama [İng. addition ] [Alm. Addition; Vermehrung; Zusammenzahlen ] [Fra. addition ] : 1- Gerçel veya karmaşık sayı kümeleri üzerinde tanımlanan ikili işlem. Simgesi ; +. 2- Bir yarıgrup üzerinde tanımlanan ve sayılardaki toplama işlemine benzer özellikler sağlayan ikili işlem.
toplamsal birim [İng. additive identity ] [Alm. additives Einselement ] [Fra. identité additive ] : Toplama işlemi birimi.
toplamsal fonksiyon [İng. additive function ] [Alm. additive Funktion ] [Fra. fonction additive ] : Birer toplama işlemiyle donatılmış iki kümenin birisinden ötekine tanımlı olan ve her x, y için f(x+y) = f(x) + f(y) eşitliğini sağlayan f fonksiyonu.
toplamsal grup [İng. additive group ] [Alm. additive Gruppe ] [Fra. groupe additif ] : 1- İşlemi toplama olan grup. 2- Bir kümenin toplama ile gösterilen işleme göre oluşturduğu grup. 3- Bir sayı kümesinin toplama işlemine ve öklit metriğine göre oluşturduğu topolojik grup.
toplamsal ters öğe [İng. additive inverse element ] [Alm. entgegengesetztes Element ] [Fra. élément-opposé ] : Toplama işlemine göre e birimli bir grupta, a + a’ = a’ + a = e olacak biçimdeki a’ öğesi. Simgesi: -a.
toplanan [İng. addend ] [Alm. Summand; Addend ] [Fra. nombre à ajouter ] : Bir toplamı oluşturan terimlerden her biri.
topoloji [İng. topology ] [Alm. Topologie ] [Fra. topologie ] : 1- Verilen bir X kümesi için, X in altkümelerinden oluşan ve aşağıdaki koşullan sağlayan T kümeler ailesi : a) T nin her altkümesinin bileşimi T nin içindedir, b) T nin her sonlu altkümesinin kesişimi T nin içindedir, c) Boş küme ve X kümesi T ailesine aittir. 2- Topolojik özelliklerle ilgilenen matematik dalı, topoloji bilim dalı.
topoloji tabanı [İng. basis for a topology ] [Alm. Basis eines topologischen Raumes ] [Fra. base pour une topologie ] : Bir topolojik uzayda, her açık kümeyi bir alttakımının bileşimi olurlayan ve açık kümelerden oluşan takım.
topolojik eşyapı dönüşümü [İng. homeomorphism ] [Alm. Homöomorphie; Homöomorphismus ] [Fra. homéomorphisme ] : Bir topolojik uzaydan ötekine yapıyı koruyan birebir örten fonksiyon. anlamdaşı: topolojik izomorfizm, homeomorfizm.
topolojik değjşmez [İng. topological invariant; topological property ] [Alm. topologisches Invariant ] [Fra. invariant topologique ] : bkz. topolojik özelik.
topolojik doğrusal uzay [İng. topological linear space ] [Alm. topologisch linearer Raum ] [Fra. espace linéaire topologique ] : Üzerinde biri topolojik öteki doğrusal iki yapı olan ve toplama ile skalerle çarpma işlemleri sürekli olan küme. v topolojik vektör uzayı.
topolojik eşyapı dönüşümü [İng. homeomorphism ] [Alm. Homöomorphie, Homöomorphismus ] [Fra. homeomorphisme ] : Bir topolojik uzaydan ötekine kendisi ve tersi sürekli olan birebir örten fonksiyon. Denk olarak, topolojik yapıyı koruyan birebir-örten fonksiyon. anlamdaşı: topolojik izomorfizm.
topolojik eşyapılı uzaylar [İng. homeomorphic îopological spaces ] [Alm. homöomorpher topologischer Raum ] [Fra. espaces topologiques homéomorphes ] : Aralarında topolojik eşyapı kurulabilen topolojik uzaylar. v homeomorfik uzaylar.
topolojik grup [İng. topologicai group ] [Alm. topologische Gruppe ] [Fra. groupe topologique ] : Üzerindeki grup işlemini sürekli kılan bir topoloji ile donatılmış grup.
topolojik halka [İng. topologicai ring ] [Alm. topologischer Ring ] [Fra. anneau topologique ] : üzerindeki halka işlemlerini sürekli kılan bir topoloji ile donatılmış halka.
topolojik özelik [İng. topologicai property ] [Alm. topologisches Eigenschaft ] [Fra. propriété topologique ] : Her topolojik eşyapı dönüşümü altında korunan özelik.
topolojik uzay [İng. topological space ] [Alm. topologischer Raum ] [Fra. espace topologique ] : Üzerinde bir topolojik yapı bulunan küme.
topolojik vektör uzayı [İng. topological vector space ] [Alm. topologischer Vektorraum ] [Fra. espace vectoriel topologique ] : bkz. topolojik doğrusal uzay.
topolojik yapı [İng. topological structure ] [Alm. topologische Struktur ] [Fra. structure topologique ] : bkz. topoloji.
totoloji [İng. tautology; tautological sentence ] [Alm. Tautologie; ausagenlogisch formal wahre Awssage ] [Fra. tautologie ] : Bileşenlerinin tüm değerlemeleri için doğru olan bileşik önerme.
transandant fonksiyon [İng. transcendental function ] [Alm. transzendente Funktion ] [Fra. fonction transcendante ] : Cebirsel olmayan fonksiyon. anlamdaşı: aşkın fonksiyon. bkz. cebirsel fonksiyon.
transandant genişleme [İng. transcendental extension ] [Alm. transzendant Erweiterungskorper ] [Fra. extension transcendante ] : Bir cismin cebirsel olmayan genişlemesi. anlamdaşı: taşkın genişleme.
transandant öğe [İng. transcendental element ] [Alm. transzendente Element ] [Fra. élément transcendental ] : Katsayıları bir K cisminden seçilen hiç bir polinoma kök olmayan öğeye, K ‘ya göreli olarak verilen ad. anlamdaşı: aşkın öğe.
transandant sayı [İng. transcendental number ] [Alm. transzendente Zahl ] [Fra. nombre transcendant ] : Cebirsel olmayan sayı. anlamdaşı: aşkın sayı. bkz. cebirsel sayı.
transpozisyon [İng. tranposition ] [Alm. ] [Fra. ] : İki öğeli çevrim. {1,2, . . . ,n} kümesinin a ve b gibi iki öğesini kendi aralarında değiştiren, diğer tüm öğeleri sabit bırakan permutasyon; simgesi : (ab). anl. devrinim.
trigonometri [İng. trigonometry ] [Alm. Trigonometrie ] [Fra. trigonométrie ] : Düzlemsel veya küresel üçgenlerin özeliklerini inceleyen matematik dalı.
trigonometrik denklem [İng. trigonometric equation ] [Alm. trigonometrische Gleichung ] [Fra. equation trigono-metrique ] : Bilinmeyeni, trigonometrik fonksiyonların değişkeni olarak içeren denklem.
trigonometrik fonksiyonlar [İng. trigonometric function; trigonometrical function ] [Alm. trigonometrische Funktion ] [Fra. fonction trigonométrique ] : sinx, cosx, tanx, cotx, secx, cscx fonksiyonları.
trilyon [İng. trillion ] [Alm. Trillion ] [Fra. trillion ] : 1012 sayısı.
tutarlı denklem sistemi [İng. consistent system of equations ] [Alm. verträglich Gleichungssystem ] [Fra. système consistant des équations ] : Çözüm kümesi boş olmayan denklemler sistemi.
tutarlı denklem sistemi [İng. consistent system of equations ] [Alm. lösbares Gleichungssystem ] [Fra. systéme compatible d'equations ] : En az bir çözümü olan denklem sistemi.
tutarlı denklemler sistemi [İng. compatible equations, consistent equations ] [Alm. verträgliche Gleichungen ] [Fra. équations compatibles ] : bkz. tutarlı denklem sistemi.
tutarlılık koşulu [İng. consistency condition ] [Alm. Verträglichkeitsbedingung ] [Fra. condition de consistance ] : Matematiksel bir kuramın içinde çelişki olmaması koşulu.
tutarsız denklemler sistemi [İng. inconsistent system of equations ] [Alm. ] [Fra. système inconsistant des équations ] : Çözüm kümesi boş olan denklemler sistemi.
tümdengelim [İng. deduction ] [Alm. Deduktion; Folgerung, Ableitung ] [Fra. déduction ] : Öncüllerden kalkarak ve yalnızca çıkarım kurallarını uygulayarak bir çıkarımın sonucunu elde etme. kar. tümevarım.
tümdengelimli [İng. deductive ] [Alm. deduktiv ] [Fra. déductif; deductive ] : Tümdengelimi içererek veya tümdengelime dayanarak.
tümdengelimli yöntem [İng. deductive method; deductive theory ] [Alm. deduktive Methode ] [Fra. méthode deductive ] : Belitlere ve tanımsız öğelere dayalı biçimsel bir yapı içinde doğru önermeleri elde etme yöntemi.
tümevarım [İng. induction ] [Alm. Induktion ] [Fra. induction ] : Özel sonuçlardan genel sonuç çıkarma. bkz. matematiksel tümevarım.
tümevarımsal sistem [İng. inductive system ] [Alm. induktive System ] [Fra. système inductif ] : Kategoride belli özellikleri olan sistem.
tümleme [İng. complementation ] [Alm. ] [Fra. complémentation ] : Verilen bir kümenin tümleyenini bulma.
tümler açılar [İng. complementary angles ] [Alm. ] [Fra. ] : Toplamları 360 derece olan iki açı. anlamdaşı: eşlenik açılar.
tümler küme [İng. complementary set ] [Alm. komplementär Menge ] [Fra. ensemble complémentaire ] : bkz. tümleyen.
tümleyen [İng. complement ] [Alm. Komplement ] [Fra. complément ] : E evrensel kümesinin bir A altkümesi için, E içinde olup, A içinde olmayan öğelerin oluşturduğu küme.
tümleyen açılar [İng. complementary angles ] [Alm. Komplementwinkeln ] [Fra. angles complementaires ] : bkz. dikler açılar.
türdeş [İng. homogen ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. homojen.
türdeş diferensiyel denklem [İng. homogeneous differential equation ] [Alm. homogeneDifferentialgleichung ] [Fra. équation différentielle homogène ] : bkz. homojen diferensiyel denklem.
türdeş polinom [İng. homogeneous polynomial ] [Alm. homogenes Polynom ] [Fra. polynôme homogène ] : bkz. türdeş cebirsel polinom.
türetilmiş grup [İng. derived group ] [Alm. abgeleitete Gruppe ] [Fra. groupe dérivé ] : Komütatör grubu.
türetme [İng. derivation ] [Alm. Ableitung ] [Fra. dérivation ] : 1- Türev alma. 2- Belirli işlemler yaparak bir sonuca ulaşma. 3- Yalın bir yapıdan başlayarak daha karmaşık bir yapıyı elde etme.
türev [İng. derivative ] [Alm. Ableitung; Derivierte ] [Fra. dérivée ] : Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyon artmasının, değişken artmasına oranının limiti.