Ara
10
2007

Ali Kemal kimdir?

1889 yılında İstanbulda dünyaya geldi. İstanbulda Mülkiye Mektebine başladı. Dört yıllık dönemin son yılında buradan ayrılarak, Fransızcasını ilerletmek amacıyla 1886da Parise gitti. Ertesi yıl, Fransadan Cenevreye geçti ve İstanbula döndü. Yeniden Mülkiye Mektebine başladı ve okulun son sınıfına geldiği sırada, tahrikçiliği yüzünden Halepe sürgün edildi (1889). Orada kaldığı yıllarda Halep İdadisinde Türk Dili ve Osmanlı edebiyatı hocalığı yaptı. Halepteki durgun hayata daha fazla dayanamadı ve Jön Türklerin bir çeşit karargahı haline gelen Parise gitti (1894). Jön Türklerin Abdülhamit ile arasını bulmaya çalıştı. Bir yandan da gazetecilik yapıyor, İstanbuldaki İkdam gazetesine Paris izlenimlerini anlatan yazılar ve çeviriler gönderiyordu. Jön Türklerle ilgili çabalarının karşılığını bağışlanmak ve Brüksel Elçiliğinde ikinci katipliğe atanmak suretiyle aldı. Ne var ki, huzursuzluk burada da yakasını bırakmadı. İttihatçılardan çekindiği için İstanbula dönmedi.

Mısıra gitti (1896). İstanbula, II. Meşrutiyetin ilanından bir gün önce döndü. Döner dönmez de yeni eleştiri hedefini seçti ve İkdam gazetesinde İttihat ve Terakkicilere karşı ağır yazılar yazmaya başladı. Bir yandan da Edebiyat Fakültesinde siyasi tarih dersleri veriyordu. Ali Kemalin, akıbetini hazırlayan gerçek kişiliği bu dönemde ortaya çıkmıştır. Hemen bütün çevresiyle sürekli kavga halindeydi. Sınıfta öğrencilere Fransadaki siyasal liberalizmi hararetle övüyor, kendisiyle aynı fikirde olmayan kişilere şiddetle saldırıyor, gençlerin öfkesini bunlara yöneltmeye çalışıyordu. Ali Kemalin tahrikleri 31 Mart Olayı ile zirvesine ulaştı. Olayı bastırmak üzere gönderilen Hareket Ordusu İstanbula gireceği sırada Ali Kemal Parise kaçmak zorunda kaldı (1908). Bu arada Mülkiyedeki görevine son verilmişti.

Tekrar Türkiyeye döndüğünde Damat Ferit Hükümeti iş başındaydı. Hürriyet ve İtilaf Fırkası yavaş yavaş ön plana geçmeye başlamıştı. Ortam her bakımdan Ali Kemal için elverişliydi. II. Meşrutiyetin getirdiği özgürlüklerden yararlanarak saldıracağı çok sayıda düşman vardı. Hürriyet ve İtilaf Fırkasına giren Ali Kemal, bu amaçla Peyam gazetesini çıkarmaya başladı. Mülkiyedeki hocalığa da geri verilmişti. Siyasi mücadelesini İkdam gazetesinde de sürdürüyordu. Ali Kemal I. Dünya Savaşının başladığı sıralarda gazetesini kapatmak zorunda kaldı. Babıali baskısından sonra tutuklandı. Serbest bırakılınca Viyanaya gitti. Savaş bitmeden Türkiyeye döndü, fakat herhangi bir siyasi faaliyette bulunmadı. Bu tutumu İttihat ve Terakki liderlerinin Türkiyeden kaçışına kadar sürdü (1918). Bu arada Damat Ferit Hükümetinde Maarif Vekilliğine getirildi. Daha sonra Kabinede yer değiştirerek Dahiliye Nezaretine geçti.

Ali Kemal, Atatürke karşı çıktı. O tarihte İçişleri Bakanı idi.10 Kasım 1922 günü, MM Grubuna bağlı birkaç kişi İstiklal Mahkemesine çıkarılmak üzere kendisini Ankaraya götüreceklerini bildirdiler. Gerçekte ise Ali Kemal, İzmitte bölge kumandanı Nurettin Paşaya teslim edildi. Ali Kemal, Nurettin Paşayla görüştükten sonra dışarı çıkarken kumandanlık karargahı önünde bekleyenler tarafından linç edildi.Gazeteciliğinin yanı sıra çeviriler yapan Ali Kemal, tarih ve edebiyat alanlarında da çalışmıştır.

ESERİ
“Ömrüm” adıyla yazdığı anılarını Peyam-ı Edebide yayımladı (Aralık-Haziran 1914).

HAKKINDA YAZILANLAR
1.Gazetecinin İnfazı
Osman Özsoy
Timaş Yayınları

“Son yüzyıl içinde sadece ülkemizde değil, hemen tüm dünyada, konumları itibariyle en çok tartışılan kesimi basın mensupları oluşturdu. Gazetecilerin olaylara bakışı, yaklaşımı ve yönlendirmesi hep tartışma konusu oldu. Yargısız infaz yaptıkları iddiasıyla sürekli eleştirilen bu insanlar, gün geldi, kendileri de yargısız infazla karşı karşıya kaldılar. Bu kitapta, kalemin gücünü ve gerektiğinde bir silah kadar nasıl etkili olabileceğini gösteren önemli bir örnekle karşı karşıyasınız. O kadar etkili bir kalem ki, bir yanda yazılarıyla hükümetleri sarsarken, diğer yanda etkisiz muhalifleri ateşleyip iktidara getiren önemli bir kalem. Osmanlı Devletinin Birinci Dünya Savaşına sokulmasının düşünüldüğü günlerde, İttihatçıların, karşılarında muhalif güç kalmaması için önce gazetecisini kapattıkları ve kalemini susturdukları önemli bir kalem. O kadar önemli ki, Kuvayı Milliye temsilcileriyle İstanbul Hükümeti arasında ilk resmi temas sağlandığında, yazı yazmasının engellenmesi ve gazetesinin Anadoluya girmesinin ve kürsüde adı ilk zikredildiğinde, meclis sıralarında dalgalanmalar meydana getiren ve çok geçmeden de, yazı yazmasının engellenmesi için İstiklal Mahkemelerince gıyabında hakkında kararlar alınan bir kalem. Ali Kemalden bahsediyoruz. Niyetimiz kimseyi aklamak veya itham etmek değildir. Bu kitap, aynı zamanda, tarihe malolmuş insanları çeşitli yönleriyle değerlendirmede önemli bir örnek teşkil edecektir. Bu kitap, bir insanın yetişmesinde ve kişiliğinin oluşumunda etkili olan aile, okul, arkadaş, çevre ve toplum faktörlerinin rolünü gösteren önemli ve gerçek örneklerle doludur. Dış baskının ve kuşatılmışlığın bir ülkeye neye malolduğunu kitapta tüm çıplaklığıyla göreceksiniz. Nasıl mı? Okuyun bizzat görün.”

Yaziyi gonderen in: BİYOGRAFİ,Gazeteciler |

Yorum yok »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URL


Yorum yaz

Yorumunuzu yazabilmek icin giris yapmalisiniz.

Altyapi WP Temadown Wp Tr Temayapim TheBuckmaker Cevirmen Otel